Mezunlarımız

 

Toprak Palabıyık (10 Aylık)

İŞTE ŞİMDİ GÜN BİZİM GÜNÜMÜZ SIRA BİZDE

Eveeeet biz de çok şükür ki sinem hanımla çalışıp mezun olanlardanız. Uyumayan bebek annelerinin kendini avutma şeklidir bu benim çocuğum uykuyu sevmiyor doğduğundan beri uykuyla arası hiç olmadı zaten (yani bunun böyle olduğunu düşünen annelerdendim bende o yüzden bu durumu böyle tanımladım kendimce ) ama durum gerçekten bambaşkaymış... belki ilk bebek tecrübesizliği belki aman uyusun da nasıl uyuyorsa uyusun mantığı yok gaz sancısı derkennnn çılgınca ve hunharca sallanan bir bebek gak dediğinde ağzına meme dayanan uykusu bölünmesin de ...denen bir bebekti toprak ... her gün bugün düzelir belki düşüncesiyle toprak ın iyice zıvanadan çıktığını ne yazık ki çok geç fark ettik 10. ayımızın sonunda artık toprak ı meme de sallanmak da kesmez olmuştu her gece ağlıyordum toplamda 4-5 saat uyuyorsam uyuyordum ve tabi gündüzü de cabası toprak a olan bütün tahammülüm kaybolmuştu sadece toprak a da değil her şeye ... toprak ı sallayarak uyutuyorduk gündüz bir şekilde iki uyku toplamda 2-2.5 saat arası uyuyordu ama gece.... Aman yarabbi akşam olsun istemiyordum... 40 dakika belki 1 saat sallıyordum ama böyle de bitmiyordu bu kabus .15 dakika bilemedin 30 dakika sonra Toprak ağlayarak uyanıyordu haydiii yine salla . Bir de biz Toprak’ ı yattığı yatağından hariç hamakta sallamaya gündüzleri de orda yatırmaya alıştırmıştık sadece geceleri yatağında yatıyordu tabi ona da yatmak denirse, gece uykusuna daldığını düşündüğüm anda hamağından alıp yatağına götürüyordum ve daha yatağa koyar koymaz toprak gözlerini açıyordu aman hemen geri uyusun diye emziriyordum baktım kesmedi bir daha emziriyordum öyle yatırıyordum yatağına tabi gece kaç kere kalktığını hatırlamıyordum bile ... 10-15 ....

Gerçekten durum artık tahammül edilemez bir hal almıştı mutsuz bir anne mutsuz bi eştim ötesi yok mutsuzdum...

Bir gün instgramda gezinirken sinem hanımın sayfası çıktı önüme sanki Rabbimin bir mesajıydı bu. Hemen sayfaya girdim inceledim takip etmeye başladım ardından mail attım Sinem hanıma sağolsun hemen yanıtlamış ertesi gün telefon görüşmesi yaptık ama tabi bende cesaret olmadığı için bir müddet kendimi kandırmaya yaa toprak belki de düzelir demeye devam ettim taakii Sinem hanım Bursa’ya yani yaşadığım şehre seminere gelene kadar... dedim bu seminere katılmam lazım çünkü bunların hepsi bana bir mesajdı işte. Yardım istiyorsun ağlıyorsun al sana yardım ayağına kadar geldi... seminere katıldım Sinem hanım her şeyi anlattı bana da bir umut ışığı doğdu ve dedim evet ben bu

eğitime başlamalıyım.. bir hafta içinde başladık zor olacağını sabırlı ve kararlı olmam gerektiğini biliyordum her şeyi göze alarak çıktım bu yola ... ilk gün tabi ki Toprak çok ağladı hatta onu bu zamana kadar böyle ağlarken görmemiştim ama canı acıdığı için ağlamıyordu her zaman avuntum ve dayanma kaynağım bu oldu. İlk gece hiç uyanmadan 3.5 saat uyudu toprak ben 1 saate kadar falan uyanmasını beklerken. inanın o zamana kadar hiç böyle kesintisiz uyuduğunu görmemiştim ...dedim doğru yoldayım biz bu işi başarıcağız ama tabi Sinem hanım ilk gece yanımızda gibiydi kendimi çok güvende hissediyordum ve onun rahatlığı vardı üzerimde. Tabi ki napacağımı bilemediğim o kadar çok şeyle karşılaştım ki her defasında Sinem hanım devreye girdi ve sorunu hemen çözdük .. bir iki derken baktım toprak geceleri nerdeyse kesintisiz uyuyor meme aklına bile gelmiyor ... gündüz ikinci uykularımız biraz zorladı ama sinem hanım her zaman o sakinliğiyle beni telkin etti zaman ve sabırla her şeyin yoluna gireceğini söyledi gerçekten her geçen gün toprak daha kısa zamanda uykuya daldı ve daha uzun uyumaya başladı ... gece uykuları zaten sıkıntısız olmaya çoktan başlamıştı .. artık eğitimimizin sonlarına doğru en zoru olan gündüz ikinci uykumuzu babaannemizde yaptık ve toprak kendi yatağından başka bi yerde yatmadaki ilk deneyimini başarıyla sonuçlandırdı bunu Sinem hanıma söylediğimde mezuniyetimizi kutladık, yani benim için en büyük mutluluk ve huzur bu toprak ı yatağına bırakıyorum iyi uykular dileyip odadan çıkıyorum ve sadece kameradan uyumasını izliyorum ... hayatımda aldığım en isabetli karar sanırım toprak bu işi öğrenirse her bebek öğrenir diye düşünüyorum ... en başta yapamayacağız diye o kadar çok kaygım vardı ki Sinem hanım sağolsun bütün açıklamalarıyla bu işi yapabileceğimize inandırdı beni ... ve sonuç: sallanarak bile zor uyuyan bir bebekten kendi kendine uyuyan bir bebek mutlu anne huzurlu bebek, sinem hanım her şey için sabrınız sakinliğiniz pozitif enerjiniz ve daha sayamadığım bir çok yanınız için teşekkür ederiz iyi ki hayatımızda var oldunuz.

Serap,Bursa

POYRAZ - OZAN HIŞIR (5,5 AYLIK)

UYKU ARKADAŞIM KARDEŞİM

Uyku Arkadaşım Kardeşim Merhaba. Adım Deniz. Bebeklerine tek başına bakan bir ikiz annesiyim. Bunun bile başlı başına ne kadar yıpratıcı olduğunu göz önünde bulundurursak üzerine bir de uyku problemi yaşayan ikiz bebeklerden bahsediyor olmak insanı ne hale getirir, hayâl edebilirsiniz sanıyorum. Oğullarım doğduğunda ve hatta onlar doğmadan çok önce, kendilerine kötü alışkanlıklar kazandırmamak konusunda eşimle hemfikirdik. Bebekler 6. aya yaklaşıp da biberondan bağımsız uyuyamadıklarını artık idrak ettiğimizde, işin bu raddeye nasıl geldiğini biz de bilmiyorduk. Sorun sadece bu da değildi. Başlarda minik olmalarından ötürü daldıkları zaman yeteri kadar uyuyan küçük insanlarım artık uyuduktan yarım saat sonra uyanır olmuşlardı. Biberonda uyutmak için; birini beslerken diğerini, sessiz olsun ki beslediğim bebekuyuyabilsin diye binbir zahmetle oyaladığım, uyuyanı yatağına götürürken arkada kalanın çığlıkları eşliğinde defalarca tekrar uyutmak zorunda kaldığım, en sonunda çıldırmanın eşiğinde ikisini de yataklarına uyur şekilde bırakabildiğim saatlerce süren çabalamanın ödülü sadece yarım saat uyku! Uyandıklarında ya yeniden biberonla uyutmaya çalışmak zorundaydım ya da bazen 1 saati bulabilen sürelerde kucakta dolaştırmalıydım. Zaten ikisi aynı anda uyandığında o uyku döngüsü o şekilde sonlanmış oluyordu. Çünkü bahsettiğim yöntemlerle ikisini birden uykuya döndürmeye çalışmak insan üstü bir yetenek :) Oysa ben 27 yaşında eline iki tane bebek verilmiş, henüz 6 aylık bir anneyim ve olan biteni anlamaya çalışıyor, ne yapacağımı bilemiyordum. Gece uykusuna yatırmak çok daha eziyetliydi, çünkü tahminimce küçük adamlar, işten yeni gelmiş baba ile daha çok vakit geçirmek istiyor ama düzensiz ve yetersiz uykularının sebep olduğu yorgunluk ve asabiyet buna engel oluyordu. Bu sefer biberon da onları uyutmaya yetmiyor, televizyon izleterek veya telefondan açtığımız videoların karşısında bayılarak uyumalarına izin veriyorduk. Gün gün, edinmelerini istemediğimiz kötü alışkanlıkları biz sunuyorduk önlerine. Uyuttuk diye de sevinemiyorduk. Saat 21.00 civarı oturduğumuz akşam yemeği soframızdan şanslıysak 1 kere kalkarak yemeğimizi tamamlayabiliyorduk. Bazense şansımız yaver gitmiyordu ve her iki bebek de ikişer üçer kez uyanabiliyordu. Sonrası malum, yine biberon, yine kucak. Gece yatağa girdiğimizde kaç dakika sonra yataktan fırlayarak kalkacağımızı bilememek, her seferinde ilk uyanan bebeğin diğerini de uyandırma endişesi, yoğun iş temposu sebebiyle sabah 05.30'da işe gitmek zorunda olan bir baba ve gece boyunca yine ikişer üçer kez uyanan dudak tiryakisi iki bebek...Sinem Hanım'ın bebekveuyku web adresiyle tesadüfen karşılaştığımda artık delirmek ve durumu kabullenmek arasında gelip gidiyordu kafam. Böyle bir yardım arayışı içinde bile değildim. Daha doğrusu 'uyku eğitimi' diye bir şeyden haberdardım fakat bunun profesyonel insanlarca sağlanan bir destek olduğunu bilmiyordum, anne-baba yapabilir sanıyordum. Başka bir şeyler ararken karşıma çıkan siteye girdim, inceledim, inanamadım ve eşimle paylaştım. Hızlıca karar verdik ve Sinem Hanım'la iletişime geçtik. Bebekleri ve düzenlerini tanımaya yönelik bize gönderdiği formları doldurduk ve işe koyulduk. Eğitime başlamadan önce ilk emin olmanız gereken şey, anne ve babanın eğitimin gerekliliği konusunda hemfikir olması. Ve tabii sonrasında da sürdürülebilirliği için kararlı olunması. Uyku eğitimi ile ilgili hangi kaynaktan ne okursanız okuyun karşınıza çıkacak birkaç kelime var: sabır, kararlılık, tutarlılık ve inanç. Bunlar gerçekten bu işin sihirli anahtar kelimeleri. Biz ilk denememizi gündüz güzel uyuduğumuz bir günün akşamında yaptık ve ben bu bahsi geçen sihirli kelimelere olan tüm bağlılığımı kaybettim. Becerememiştim, pes etmeye çok yakındım. Bebekler uyumuyor ve çılgınca ağlıyorlardı. Bu iki küçük insana tek başıma baktığım için birinin ihtiyaçlarını görürken diğerinin ağlamasına mutlaka alışıktım ama bu çok farklıydı. Pes ettim ve bebekler kucağımda odadan çıktım. Kendi rahatım için onlara bu eziyeti ediyormuşum gibi geldi. Halbuki bu eğitimin sağladığı kendi kendine uyuma, uyandığında tekrar yardımsız uykuya dalabilme, gündüz ve gece farketmeksizin kaliteli uykuya sahip olma becerilerine benim değil onların ne kadar muhtaç olduğunu eğitim ilerleyip onların yüzündeki gülümsemeleri görünce anlayabilecektim. Sinem Hanım bir müddet ara verdi, bebeklerin üstüste yıpranmasını istememiş olacak diye düşünmüştüm. Oysaki onlar açısından hiçbir sıkıntı yoktu, ben kendime eziyet ediyordum. Bu ufak arada kötü alışkanlıklarımızı törpülemeye devam ettik. Tekrar deneyecektik. Ama benim ikinci kez deneyecek gücüm yoktu. Eşim gönüllü oldu ve onun o geceki başarısı bu eğitimin kırılma noktası oldu. 1 saatte ikisini de uyutmayı başarmıştı ve odadan çıktığında biz birbirimize bakıyorduk. Olmuştu. Uykuya dalma süreleri her geçen gün kısaldı ve artık ben de uyutabiliyordum kuzularımı. Korkularım geçmişti. Her uykularındaki başarıları bize bir sonraki uyku için cesaret ve motivasyon olarak geri dönüyordu. Gündüz uykuları gece uykuları derken koca bir eğitim sürecini tamamladık ve artık mezun olduk. Bu eğitim bize neler mi kattı? Biberonla beslenmeden uykuya dalamayan bebeklerim kendi yataklarında tek başlarına uyur oldular. Uyku arasında uyansalar dahi kendileri uyumayı becerebildikleri ve başka yerde uyutulup yataklarına konmadıkları için korkmadan tekrar uykuya geri dönebilir oldular. Gece beslenmeleri azaldığı için daha kaliteli ve deliksiz bir uyku uyuyup sabah daha makûl saatlerde uyanır oldular. Gündüzleri televizyon alışkanlığımız azalıp bunun yerini birlikte geçirdiğimiz kaliteli zamanlar aldığından beyinleri saçma görseller yerine güzel anılarla dolarak uykuya gider oldular. Aynı odada birbirlerini uyandırmadan uyur oldular. En önemlisi her uyuttuğumda "n'olur uyanmasınlar" diye dualar ederken artık odalarına "günaydııın" diye kocaman gülümseyerek onları uyandırmak için girer oldum. Şunu bilin ki uyku eğitimi size ve bebeğe sadece uyku hediye etmiyor. Daha verimli uyudukları için mutlu uyanan, sağlıklı gelişen ve iyi öğrenen bebekler, dinlenebildiği için daha toleranslı ve üretken anneler yaratıyor. Sürecin tamamının mucizesine inanın. Olmaz gibi geldiğinde derin bir nefes alıp güç toplayın, olacak. Oluyor... Unutmayın siz sadece kendi bebeğinizi tanıyorsunuz ama Sinem Hanım sizin bebeğiniz dahil yüzlercesini. Tecrübesine güvenin ve kendinize ama en önemlisi bebeklerinize inanın. Sinem Hanım'ın değerli emeklerine, sabrına, tatlı diline sonsuz teşekkürler. Bu süreçte bebeklerimizden çok beni pışpışlayan ve her daim anlayışla yanımda olan eşime sonsuz teşekkürler. Canımdan can parçam kardeşime sonsuz teşekkürler. Ve şükürler olsun ki benim yavrum olmayı seçmiş yavrularım Ozan ve Poyraz'a sonsuz teşekkürler. Sevgiler kere sevgiler...

Deniz, Ankara

GÜNEŞ ÜNLÜ (22 AYLIK)

2 YAŞA DOĞRU UYUMAYI ÖĞRENDİK…

Bu yazıyı yazabilecegim günü dört gözle bekliyordum. Biz de artık mezun olduk. Sinem Hanim'a çok teşekkür ediyorum. Sakinliği, ilgisi,profesyonelliği olmasa bunu başaramayabilirdik. Biricik kızım Güneş dogdugundan beri uyku sorunu olan bir çocuktu. Kitaplardan ve internetten araştırdığım kadariyla uyku eğitimi vermeye çalışıyordum ve sonu hep hüsranla bitti. Emerek uyuma yolculuğumuza sallayarak, yanında yatarak devam ettik. Zaman geçtikçe el ele uyumaya kadar gitti bu süreç. Tek basarabildigim aksamlari erken uyutabilmemdi Güneş'i. Sona doğru bu da zorlaştı. Uyutma çabalarım 2 saat suruyordu ve Güneş gece devamli uyanip süt istiyordu.Öğle uykusunu ise hiç uyumuyordu. Uykusuzluktan sinirlerim yıpranmaya başlamıştı. Sinem Hanim'i zaten takip ediyordum. 1 Şubat benim için dönüm noktası oldu ve Sinem Hanim'i aradım. Tüm ictenligiyle sorularımı cevapladı ve uyku eğitimimiz başladı. Zor olacağını biliyordum. Zaten tüm güzel şeylere emek vermeden ulaşamazdik. Şunu tekrar söyleyebilirim ki Sinem Hanim olmasa yarıda kesebilirdim. Evet ağlamadi dersem yalan olur. Çok ağladı ama Sinem Hanim'in varlığı dayanmamı sağlıyordu. Tam her şey mükemmel derken benim yaramaz yataktan atlamayı öğrendi. Burda da eşime çok teşekkür ederim. Yaratıcılığı sayesinde sorunu çözdük.Güneş artık kendi uyumayi ögrendi. Daha da iyi olacağına inanıyorum. Son olarak başta Sinem Hanim'a ,eşime ve bakicima çok teşekkür ediyorum. Benim gibi tereddüt eden herkes Sinem Hanim'a ulaşmali. Hepimize bol uykulu çocuklar diliyorum😊

Ayşegül, iZMİR

Beren Tunca(10 Aylık)

YAŞASIN UYKULU HAYAT 😊😊

Kızım doğduğundan beri uykuyu seven bir bebekti. Uykusu gelince veya uykusunu alamayınca son derece mızmız huysuz bir bebek oluyor. Evet uzun uzun uyuyordu ama bir düzeni yoktu. Ve gitgide düzensiz bir hal alan uyku düzeni hayatımızı olumsuz etkilemeye başlamıştı. 19.30 - 20.00 gibi uykusu gelir en geç 20.30 da uyutur yatırırdım. En fazla 21.30 a kadar uyur sonra uyanırdı. Sonra ne mi olurdu?. Saatlerce eşimle dönüşümlü olarak sallama seansları başlardı. 23.00-24.00 hatta bazen 01.00 leri bulan sallamalar. Ehh okadar salladIlar sonunda uyudu bebe , anne-baba da yatar sabaha kadar bi uyku çekerler diye düşünüyorsanız yanIlmaktasInIz çünkü sabaha kadar 3-4 kez uyanan kızım tekrar ayakta sallamadan uyumuyordu. Anne-baba perişan, yorgun.. Sabaha ailecek bitik uyanıyorduk. Kızım gece en verimli uyku saatlerini uyanık geçirdiği için huzursuz huysuz ben ise hiçbir gece uykumu alamadığım için sinirli ve mutsuzdum. Buna bir çözüm bulmalıyım bu böyle gitmez diye çaresizce araştırırken Sinem hanım çıktı karşıma. Araştırdım , mezun yazılarını okudum , videoları izledim ve aradığımı buldum diye telefona sarıldım. Başladık Sinem hanımla eğitime. Her şey daha 3. günden çok güzel olmaya başladı ve biz eşimle inanamıyorduk. 14 gün sonunda kızım kendi kendine uyumayı öğrenmiş olarak mezun olduk. Şimdi en geç 21.00 de yatağa girip sabaha kadar deliksiz uyuyan bir prensesim var. Uzun uzun hiç uyanmadan uyumak ve sabah dinç uyanmak o kadar güzel bir duyguymuş ki Sinem hanım olmasa asla başaramazdık. Kızım sabahları mutlu uyanıyor ben mutlu uyanıyorum ve artık kaliteli zaman geçiriyoruz. Sinem hanıma gerçekten bir mucize yaşatıyor. İyi ki var 😊😊 Herkese bol uykulu geceler 😀

Çagla, Tekirdağ

ELİF ECE ULU (5 AYLIK)

BEBEĞİM UYKUYU ÇOK SEVDİ..

Elif Ece doğduğundan beri uyku düzeni olmayan bir bebekti. Çevremdeki herkes 40'ından sonra düzelir, düzene girer.. Ya gece uykusunu ya gündüz uykusunu sever dedi. Bebek bu; gecesi gündüzü mü olurdu? Ben mi yanlış düşünüyordum? Neyse beklenen zaman geldi. 40'ımız çıktı ve hiçbir düzelme olmadı. Sonra başladık sallamaya. Ayakta salladık, beşikte salladık, battaniye de salladık.. Salladık da salladık! Sonuç olarak uyutma süresinin uyuma süresinden uzun olduğu, yorgunluğun ve çaresizliğin had safhada olduğu, psikolojimin diplerde olduğu ve uykusuz gecelerin hakim olduğu günler yaşıyorduk. Her şeyden önemlisi onun sağlıksız bir uykuya ve uyku saatlerine sahip olması beni daha mutsuz ediyordu. Bir düzen kuracaktım ama bunu nasıl yapmam gerektiği hakkında hiçbir fikrim yoktu.

Araştırmalarım sonucu tesadüfen Sinem Hanım'a rastladım. Gece yarısı o kadar heyecanlandım ki.. Okudukça bunu başaran anne ve bebekleri görünce çok sabırsızlandım ve hemen iletişime geçtim. Gerçekten olabilir miydi? Benim bebeğimde uyuyabilir miydi? Sinem Hanım hemen cevap verdi. Benim ilk duyduğumda inancım tamdı zaten fakat eşimi ve ailemi buna inandırmak zordu. Öyle şey mi olur? Uzaktan uyku eğitimi nasıl verilir? Çocuk ağlatılır mı ? hatta 'çalışmıyorsun tüm gün evdesin sallasan ne olacak çocuğu ağlatmaya değer mi?' gibi cümleler.. Evet değerdi! Sonu güzel olacaksa, sağlıklı bir uyku düzenine kavuşacaksa, o mutlu ben mutlu olacaksak, bebeğimle daha verimli bir vakit geçireceksem, kendime de vakit ayırabileceksem ve uyumak için aslında herhangi bir şeye ihtiyacı olmadığını öğrenecekse bir kaç gün ağlamasına değerdi. Neyse ki benim için önemli olan eşimin fikriydi. Ona Sinem Hanım'ın yaptıklarını ve başarılarını okudum. İkimizde karar verip yapabileceğimize inandıktan sonra eğitime başladık. İlk günler tabi ki zorluydu. Öncesinde salladığım her saat her dakika her saniye için çok pişmandım. Sinem Hanım bizi her konuda bilgilendirdi ve cesaretlendirdi. Ve eğitimin sonuna gelmiştik artık. Her şey istediğimiz gibiydi. Sinem Hanım sayesinde uykularımız da hayatımız da düzene girdi. Ona çok teşekkür ederiz desteğini hiç esirgemedi bizden. Demem o ki sevgili anneler Sinem Hanım'a güvenin, kendinize ve bebeğinize de inanın. İnanmak başarmanın yarısıdır. SEVGİLERLE...

Büşra Ulu, Afyonkarahisar

LİNA DEMİRHAN (8,5 AYLIK)
KESİNTİSİZ UYKULAR HAYALDİ GERÇEK OLDU ☺


Aralık ayının son haftasıydı artık uykusuzluktan yorulan bedenim, ruhum, diplerde olan psikolojim tamamen mutsuz günler geçirmeme sebep oluyordu.7 aylık kızım Lina ile geçirdiğim vakitlerin bile perişanlığımdan dolayı tadını çıkartamıyordum ama taa ki takip ettiğim bir blogger’ın bebekveuyku-Sinem hanımdan bahsettiğini görene kadar. Aslında Lina 5 aylık olana kadar gayet güzel uykuları vardı fakat daha sonrasında birden bozulan uykularımız saat başı ağlayarak uyanmalar hatta zamanla yarım saatte bir uyanmalara korkunç bir şekilde dönüvermişti. Sürekli kucağımda sallanarak ve emzirerek uyuyan kızım için artık bir uyku eğitimi vermemiz gerektiğini anlamıştım. Çevremdekiler her ne kadar ne gerek var uyku eğitimine dese de sağlığım ve hepimizin mutluluğu için eğitime başlama kararı alıp Sinem hanım ile iletişime geçtim. Sinem hanımın da yol göstermesi ve desteğiyle kızım Lina inanmayacaksınız ama 14 günlük eğitim sonunda harika bir uyku düzenine kavuştu. Hayaldi gerçek oldu bizim için kesinlikle. O da neydi gözlerime inanamıyordum çünkü Lina resmen kesintisiz uyumaya başlamıştı. Gerçekten bir gece sevinçten uyuyamayıp her saat kalkıp kızımı kontrol ettiğimi hatırlıyorum ☺ ama o mışıl mışıl uyuyordu. Sinem hanım sayesinde başta Lina kaliteli uykuyla tanıştığı için uyanık kaldığı zamanlar daha mutlu ve verimli saatler geçiriyor dolayısıyla bizim de ağzımız kulaklarımızda. Ne şahane bir duyguymuş kesintisiz uyumak. Keşke daha önce başlasaymışım da bu kadar uykusuzluk, yorgunluk çekmeseymişim diyorum. Sinem hanım’a herkesin gözü önünde binlerce teşekkür ediyorum bize bu yolda desteğini esirgemeyip mutlu, güzel günlere kavuşturduğu için. Kızım şuan 8.ayını bitirdi o mutlu, biz mutlu …


Gizem, Antalya

Mehmet Bulut Tunç (7 Aylık)
PORTİNİN UYKU HİKAYESİ ☺


Uzun zamandır benden beklediğiniz uyku eğitmi yazım için sonunda klavye başındayım. Günlük tecrübelerimi yazmayı istedim ama tam olarak bitmesini bekledim. Bir takipçim uyuduğuna göre bolca vaktiniz vardır yazın artık dedi haklı olarak. Evet bolca vaktim var ama evde yapılması gerekenler listesi öyle şişmiş ki... Yazlık-kışlık halleri malum ancak kasım sonunda halledebildim. Öyle ki sonbaharda giyebileceğim şeyler ben çıkaramadan mevsimi kaçırdı. Ee ilk günler de uyuduğuna inanamayıp boş boş oturmakla geçti itiraf etmek gerekirse:) Öncelikle uyku eğitimi öncesi düzenimizden bahsetmek istiyorum. Memo Bulut uykucu bir yeni doğan dönemi geçirdi. Normal doğumu beklerken bir türlü gelmeyince miskin olacağını anlamıştım. Hatırlarsanız suni sancı ile onu dürtmek durumunda kalmıştık:) 15 günlük olana kadar sadece acıktığında uyanıyor, emerken uyuyakalıyordu. Bir aylık olduğunda saat 7 gibi uyanıp öğlene kadar uyumuyor sonra sadece acıktığı zamanlarda uyuyordu. Uyanıkken göremedikleri için şikayetçiydi herkes:) Büyüdükçe uykusu azalmaya başladı. 2,5 aylıkken gittiğimiz Kıbrıs tatilinde bebek arabasında uyumaya iyice alıştı. Otel odasından sabahtan çıkıyorduk ve akşam yatana kadar girmiyorduk. Gün içinde kucakta değil de arabada geçiriyordu tüm vaktini... Sallayarak değil yatakta poposuna pışpış yaparak uyutmaya alıştırdım. Ama gündüzleri memede uyuyor hatta bırakınca uyanıyordu. 5 Aylık olana kadar bizim odamızda beşikte uyudu. Ama kıpırdandıkça beşik sallanıyor o da uyanıyordu. 15 gün kadar yaptığımız son tatil dönüşü 5.5 aylık olduğunda geceyi odasında geçirmeye başladı.
Odası bizim odamızın dibi.. Bebek telsizi bile kullanmaya gerek kalmadan en ufak hırıltısınu bile duyabiliyorum. Portakalımızın odası yazıma göz attıysanız yatağının yer yatağı gibi olduğunu ve odasında bir baza yatak da olduğunu görmüşsünüzdür. Her gece 19:00-21:00 arası uyku durumuna göre illaki uyurdu. Yani dünya gözüyle 22:00 den sonrasını görmüş değil:) Gece sadece emmek için uyanıyordu ve "ııh" sesi çıkarsa ağzında memeyi bulup geri uykuya dalıyordu. Her gece onu o yer yatağından alıp bazaya taşımak sonra yattığım gibi uyuyakalmak ve gözlerimi açtığımda saatler geçmiş olması rutin olmuştu. Emzirirken uyuyakalıyordum ama içgüdüsel bir şekilde kıpırdamadan yatıyordum. Sabaha korkunç bel ağrıları ile uyanmaya başladım. Sabahları 05:30-06:00-07:00 gibi karışık uyanıyor saat 11:00 gibi memede ya da arabada sadece yarım saat uyuyordu. Öğleden sonra da en uzun 1 saat uyuyabiliyordu. Daha evli bile değildim ki Amerika da yaşayan kuzenim 9 aylık kızıyla bize gelmişti. Saat 20:00 olduğunda Zilli ile oynayan minik kız annesine emekledi. Kuzenim ona biberon yaptı, boş bir odaya geçirdi. Biberon elinde, sallanmadan nazlanmadan uyudu... İki sene sonra tekrar yazın Türkiye'ye geldiler. Bu defa biz onlara gittik. Saat yine 20:00 oldu hepimize el salladı, iyi geceler dedi annesi onu çıkardı ve aynı anda yalnız döndü. Ortamda bir çocuğun seveceği herşey vardı; köpek, tavşan, salıncak, oyuncaklar... İmrendim doğrusu. Çünkü bugüne kadar misafirlikte sorunsuz uyuyan, misafir varken uyumaya giden bir çocuk hiç tanımamıştım. Benim tanıdığım gördüğüm tüm çocuklar misafirlikte uykuları gelince kıyametler koparan, ailelerine akşamı zehir eden ya da annesiz uyumayan çocuklardı. İşte ben Helin Alya'nın uyku konusundaki güzelliğini görünce çocuğum olduğunda ben de eğitim vereceğim diye kendime söz verdim. İnternette uyku eğitimi yazdığınızda bir çok yöntem ile bebek uyutma anlatılıyor. Ama açıkçası yanlış yapar da bebeğimi içine kapanık yapar mıyım diye oldukça endişelendiğimden hep öteledim. Daha sonra bebekveuyku web sitesini buldum ve Sinem Hanım'ı aradım. Detayları konuşabilmemiz için bana formlar gönderdi. İki gün boyunca Memo Bulut kaçta uyandı, bir daha nasıl ne zaman kaç dakika uyudu, akşam kaç kere uyandı, tekrar nasıl uyudu sorularını yanıtladım. Sonra Sinem Hanım bizim için bir uyku planı hazırladı. 14 günlük bu planı uygulamaya geçirmek için de gündüz toplam 3 saat uyuması gerek dedi. Memo uzun zamandır yarım saatlik iki uyku yapıyordu sadece. O gün başlayamadık. Sabah bir, öğleden sonra iki saat uyuduğu gün akşam başlıyoruz dedi Sinem Hanım. Tabi öncesinde odasında istediği değişiklikleri yapmıştım. Yatağın yeri, perdesi gibi. Akşam güzel bir bıcı bıcı yaptırdım, pijamalarını giydirdim, iyi geceler diye öptüm yatağına bıraktım ve yanına oturdum. Pış pış olmayınca ağlamaya başladı... Sinem Hanım ile mesajlaşmaya başladık. "Şu an ağlıyor!, çok ağlıyor ne yapayım?, Kaç dakika sürecek?" diye soru yağmuruna tuttum. Sabırla sakin olmamı, yeri geldiğinde "şşşhh" yapmamı, okşamamı, ninni söylememi önerdi. Sonunda uyumuştu porti. Ama stresten benim midem ağrımaya başlamıştı bile. Gece uyumadan önce yatağından alın emzirin, sonra uyanırsa unuttuğunuz gibi yanına oturun dedi. Gece boyu streslendim, gece uyandığında meme vermeden nasıl uyuyacak sorusu beynimi kemirip durdu. 5 aydan sonra bebekler acıktığı için değil, kendi kendilerine uykuya dönmeyi bilmediklerinden ağlıyorlarmış. Mesela biz gece yastığımızı düzeltmek için, yatış pozisyonumuzu değiştirmek için uyanırız sonra uyumaya devam ederiz ama sabah uyandığımızı hatırlamayız bile değil mi? Bebekler de uyumaya dönmek için meme alışkanlığını edinmiş oluyorlar. Gece 03:00 gibi uyandı tekrar, yanına oturdum biraz okşadım ve şşşhh yaptım. Bir süre sonra sırtını döndü ve uyumaya devam etti. Şaşkınlık içinde yatağıma gittim ve tekrar ağlar diye bekledim ama yok uyanmadı tekrar. Sabah uyandı, Sinem Hanıma uyandığı saati yazdım gece hakkında konuştuk, ilk gündüz uykusuna uyuması için saat verdi. Gece yatırdığım gibi siyah perdesini çektim, gece lambasını açtım ve yanına oturdum. Yine direndi ama uyumayı başardı. Tam 1,5 saat uyudu. Anladım ki doğru yoldayız. Uyandığı saati Sinem Hanım'a söyledim bir sonraki uyku saatimizi söyledi. Her uyku öncesi strese giriyordum ağlayacak mı diye ama benim rahat olmam onun hisleri için çok önemliydi. Ağlaması gittikçe kısalıyordu. Hatta neredeyse hiç ağlamıyordu. 3 gece 3 gündüzden sonra yine ağlayınca çaresizce Sinem Hanım'a ağlıyor yazdım ama 3 dk içinde uyuduğunu görünce adeta şok oldum ve eşime ekran görüntüsünü yolladım. Yanında kıpırdamadan tekrar uyanacak mı diye bekledim ama uyumuştu bile mucize gibiydi, kaç gündür evden çıkmamam, uyuyacağı saatlere uymam işe yarıyordu. Bir sonraki akşam odanın ortasına geçtim. Yatırdığımda direk sırtını dönüyordu. Yani odada olduğumu biliyordu ama bana bakmıyordu bile. Ağlamaktan çok minik minik mırıldanıyordu şarkı söyler gibi. (Hala uykusu geldiğinde aynı mırıldanmaları yapıyor) Sonra kapının yanına geçtim Bulut'un tepkilerine göre geçebiliriz dedi Sinem Hanım. Sadece bir gece ve bir gündüz kapının yanında o uyuyana kadar bekledikten sonra büyük gün geldi. Bu akşam yatırıp dışarı çıkacağız dedi Sinem Hanım. Kalbim küt küt, nasıl olacaktı bu? Çok heyecanlandım endişelendim. Bugünden itibaren yalnız uyuyacaksın ama ben kapının önünde olacağım bir şey olursa içeri gireceğim dememi istedi Sinem Hanım, öyle yaptım.. Uyku saati geldiğinde onu yıkadım, emzirdim yatağa yatırdım ve "uyku zamanı, iyi geceler, seni çok seviyorum" diyerek öptüm. Sesi çıkmadı odadan çıktım ve çığlık çığlığa ağlamasını beklerken buldum kendimi. Ama yok ses çıkmıyordu. Telaşlandım, ses yoktu hiç. Ciddi bir şok yaşadım. Meğer benim çıkmamı bekliyormuş tüm nazı bana imiş. 10. geceydi yanlış hatırlamıyorsam ve eğitim amacına ulaşmıştı. Kapıda uzunca bir süre onu izledim sonra gidip kocama "inanamıyorum!" deyip durdum tüm gece.. Saat 23:00 gibi uyandırmadan yine emzirdim ve sabah 07:15 e kadar deliksiz uyuduk ikimiz de:) Bu adeta bir mucize... 12. Günde dışarıda uyutmayı deneyimledik. Benim için en önemlisi dışarıda uykuydu.. Uyku saati geldiğinde uyku arkadaşını bebek arabasına koydum ve biraz dolaştırdım. Uykuya dalması uzun sürdü ve evdeki kadar uyumadı ama olsun uyumayı başarmıştı Eğitimden iki hafta sonra İstanbul ve İzmir seyahati yaptık beraber. Kalacağı odada biraz vakit geçirmemizi istedi Sinem Hanım, biraz nazlandı ama uyudu sonra. Sonuç olarak şu an gündüz iki kere toplamda en az 2,5 saat uyuyan akşam uykusuna da 19:00-20:00 arasında yatağında dalan ve sabaha kadar deliksiz uyuyan bir bebek Porti.O uyuduktan sonra anne-baba saati ile eşimle vakit geçiriyoruz ve 23:00 gibi uykusunda onu emzirip sabaha kadar deliksiz uyuyorum. Onu emzirirken uyuyakalmadığımdan bel ağrılarım da azaldı. Ama en güzeli onun mutlu uyandığını görmek:) (MAŞALLAH) Sabır ve istikrar işi bu süreç. Çevrenizde sizi eleştirenler çok olacak, hatta saçmalıyorsun lafını çok sık duyacaksınız! Herkes sizden daha anne kesilecek, gece 2 ye kadar uyumadığını bildiğiniz çocukların anneleri çocuklarına uyku eğitimi verdiğini iddia edecek, hatta size psikolijisi bozulmuş insan muamelesi bile yapılacak:) Ama 14 gün sonunda uykusunu almış bir yavrunun mutlu annesi olarak kalan hayatınıza sevgi dolu devam ettiğinizde bu eleştiriler aklınıza bile gelmeyecek. Ben Sinem Hanım olmadan yapamazdım gibi geliyor. Siz ayrıca www.bebekveuyku.com sitesindeki makaleleri inceleyebilirsiniz.
Bol uykulu geceler, mutlu günleriniz olsun..


Seren, Hatay

Umay Gündüz (8 Aylık)
UMAY 31 MART 2016 PERŞEMBE GÜNÜ GELDİ DÜNYAMIZA…


Umay doğduğu günden beridir gece-gündüz uyumayan, bizi de uyutmayan bir bebekti.. Geceleri abartısız on beş kez uyandığımı bilirim. Emziği her düştüğünde ağlar ve beni de kendisi ile beraber yorardı.. Günler geçtikçe ben iyice bitkin düşmeye başlamıştım.. Zaten hamileliğimin son 2,5 ayı itibariyle uyuyamıyordum, üzerine birde yaklaşık 8 ay eklenince, yaklaşık bir yıla yakın bir süre uykusuz per perişan vaziyette geçiyordu günlerim.. Oysaki bu benim için çok tehlikeli bir durumdu. Yorgunluğu, uykusuzluğu ve düzensiz yaşamı kabul etmeyen sinsi bir hastalığım vardı MS.. Ve ne yazık ki çoktan tetiklenmişti bile.. Her şeye rağmen kendimi kanıtlama çabası ile de kimseyi yanımda istemiyordum.. ''Çocuğumu kendim büyütebiliyorum'' .. Bu ne inat böyle, kısa süreli de olsa bir destek olsa ne olurdu ki? İstemedim ve ne yazık ki hastalığıma yenik düştüm.. Bu da yetmiyor gibi eşimin işi gereği sürekli şehir dışında oluşu da cabası.. Hayır haftanın 1-2 günü gitse yine razıydım, neredeyse hafta içi hiç olmuyor hafta sonları evde oluyordu ( gerçi değişen bir durum yok ama ) :)) Bu durumuma rağmen her şeyi kendim başarabiliyordum.. Umay çok hareketli, beni çok yoran, değişik bir bebekti.. Uykuya geçişlerimiz rahat gibi görünürdü, kendimizce oluşturduğumuz uyku öncesi rutinlerimiz vardı, uyku arkadaşı, iki günde bir banyo yaptırma, müziğinin her daim açık kalması gibi. Umay karnımdayken ona hep müzik dinletirdim, doğduktan sonra da hep müzikle uyuttum.. Odasında müziğini açar, emzirir yerine koyardım.. Çok sıkıştığımda ayağımda salladığım da oldu.. Kucağımda salladığım da.. Son zamanlarda kafasını omzuma yaslar emzirme koltuğunda sallana sallana uyurdu.. Ama artık bu böyle olmayacaktı.. Derken tesadüfen İnstagram da @bebekveuyku Sinem Gerger Akınal ile karşılaştım.. İyi ki de karşılaştım.. Gördüğüm an beynimde şimşekler çaktı ve hemen iletişime geçtim. Sağolsun iletişime geçtiğim an, dönüş sağladı bana.. Kısa bir süre sonra hemen eğitime başlamamız gerekiyordu. Çünkü bende tedavi olacaktım.. Tedavimin bitmesine yakın süreçte Umay'ın eğitimine başlamaya karar verdik. Öncesinde 1-2 günlük güzel bir durum değerlendirmesi ile uyku planı yapıp onu uygulatıyor Sinem Hanım.. Odasını görmek istiyor, uykusunu etkileyecek gereksiz ne varsa ona göre yönlendirmeler yapıyordu.. Odasına kalın perdeler gerekliymiş mesela.. Gündüz uykusunda odayı karartmak için.. Ben hep yanlış yaparmışım, kızım gece ile gündüz uykusunu ayırt edebilsin diye gündüz ışığında uyutmaya çalışırdım.. Gece uykusunda da normal aydınlatan gece lambası kullanırdım. Bunlar benim yanlışlarımdı. Neyse ki doğruları öğrenerek bu eğitime başladık. Çok tereddütle yaklaşırken, bir tarafımda ''saçmalama sen kızına da kendine de çok büyük iyilik yapıyorsun'' diyordu. Hep bu sürecin ilerleyen günlerde, aylarda ve hatta yıllarda çok güzel kalıntısı olacağını biliyordum. Çünkü Sinem Hanım bize bu güveni verdi. Velhasıl kelam, Umay uyku eğitiminin ilk gününün gecesinde bile deliksiz uyudu. Tabi ben hala bu duruma inanamıyordum. Öyle bir alışkanlık olmuştu ki uyanmak, uyanmamasına uyanmaya başlamıştım. ''Acaba uyandı da ben mi duymadım'' gibi kendi kendime oluşturduğum gereksiz düşüncelerim vardı. Kızım uyumayı öğrenmiş ben hala öğrenememiştim :) Neyse ki uykular düzene oturdu, Umay kendi kendine uyuyordu artık. Bu bizim için inanılmaz tarifsiz bir duygu. Yatağına bırakıp ''iyi geceler , iyi uykular'' dileyip, onu sevdiğimi söyleyip odadan çıktıktan sonraki o sessiz ve uykuya geçiş hali beni benden alıyordu. Mutluydum.. Mutluyduk.. Akşamlar bize kaldı, eşimle baş başa zaman geçirebiliyor, muhabbet edip kahve içebiliyoruz. Önceden film izlemek için yaptığımız planlar Umay'ın uyku sorunsalı yüzünden yerle bir oluyordu. Şimdi ne izleyeceğimize karar veremiyoruz. Yemek yiyemiyor ayaklarımızı uzatıp dinlenemiyorduk. Biz dinlenmeye başladık Umay ise uyuya uyuya hızlıca büyümeye başlamıştı. İştahı artmış, yemek yeme alışkanlığı uykusu ile beraber düzene girmişti..
Eee sabır acıdır meyvesi tatlıdır ;)
Sinem Hanım'a ne kadar çok teşekkür etsem az kalır. Büyük bir sabrı ve işine olan sevgisi var. Neticede yürekleri merhamet dolu annelere maruz kalıyor :) Eğitim bittikten sonra da desteğini hiç esirgemedi sağolsun Veeee.. biz de artık @bebekveuyku ailesinin bir üyesiyiz..
Ve mışıl mışıl uyuyoruz :)
Sinem Hanım @bebekveuyku katkılarıyla hayatımızın kalitesi arttı
En güzel uykular bebeklerimizin olsun
İyi ki varsınız :)


Esra, Ankara

Yaşam Bade Güzel (7 aylık)
YAŞAMLA UYKULAR…

Yaşam Bade Bebek 4. Ayından sonra artık uyumaz oldu, uyusun diye gece gündüz ayakta salladık, pusette salladık, 1 saate yakın sallanan ve 10 dakika uyunan bir bebekti Yaşam Bade. Artık kafayı yemek üzereyken internetten neler yapabilirim diye araştırırken Sinem hanımın sayfasına rastladım ve mezunları okudum, gerçekten Yaşam Bade de uyuyabilir miydi? Diye düşünürken karar verdim ve aradım Sinem hanımı, yaşam badenin bilgilerini paylaştım ve başladık 14 günlük eğitim sürecine ağladık, bağırdık ama ben sonuçta uyuyacak diyordum ve sabrettim, Sinem hanımın dediği her komutu uyguladım ve şimdi sallanmadan kendi kendine uyuyabilen bir bebeğim var. Anladım ki hata biz annelerde, çocuklarımız uyusun diye yanlış uygulamalar yapıyormuşuz, artık 5 yaşındaki oğluma ve eşime daha çok vakit ayırır oldum her şey için çok teşekkürler Sinem hanım sevgiler iyi ki karar vermişim ve sizi tanımışım uyumayan Bebek kalmasın diyorum;)))


Ebru, İstanbul

Anıl Arda Yüksel (27 Aylık)

ARDA UYKUYA KAVUŞTU SIRA DOĞACAK KARDEŞİNDE

Arda’yı uyutma problemi 4.ayda aslında sinyal vermişti uyumaz yerine koyunca uyanırdı. Sonra kendimce evde pusette ileri geri yapa yapa uyutmaya başladım bu 11.aya kadar işe yaradı sonra bu da yetmedi uykuya direnme uyuyamama yada uyutmanın uyuduğu süreden fazla olacağı dönemler başladı ve bu zamana kadar sürmüştü.. bir şey daha eklemek istiyorum Arda odası olduğunu orada uyuması gerektiğini daha yeni anladı bizimle aynı yatakta yatıyordu çünkü... ve artık bu sorunu kesin olarak halletmeye karar verdim. Çok kararlı davrandım Sinem hanımın tavsiye ve direktiflerine birebir uydum. Yakın ilgisi ve destek veren her türlü söylemleriyle o kadar çalışması güzel oldu ki Allah sizin her işinizi rast götürsün nasıl rahat ettim anlatamam . Sonuç gece kesintisiz uyku ve gündüz kaliteli bir öğlen uykusu..

Derya

Rüzgar Şimşek (12 Aylık)

UYKUSUZ GECELER GERİDE KALDI…

Uykusuz geceler... Hamileliğim boyunca bunu duydum. "ayy keyfini çıkar bu günlerin, uykusuz geceler başlayacak"... "bol bol uyu tamam mı? doğunca göreceksin bak". Çok kızıyordum bu sözlere. "Hayır" diyordum, belki benimki uyur. Oğlum Rüzgar dünyaya geldi ve dedikleri gibi de oldu. Artık uyku bizim için imkansızdı.

"40 gün sabret, 40'ı çıksın düzelecek." - Düzelmedi

"3 aylık bi olsun, gazı falan geçsin, bak o zaman uyur göreceksin" - Uyumadı

"Acıkıyor o, acıkıyor. 6 aylık olup ek gıdaya geçsin, işte o zaman gece uyanmaz" - Uyandı

"9 aylık olsun, bi hareketlensin emeklemeye falan başlayınca, yorulup uyur" - Uyumadı

"1 yaşını doldursun...." - Artık bunlara inancım ve umudum kalmamıştı

1 yılı uykusuz geçirdik, çevremiz zaten bizi buna alıştırmıştı. Uyuyan bebek mi olurdu, elbette uyumayacaktı. Rüzgar gece uykusuna en erken 22.00'de yatan, sabah 05:00'te kalkan, bu arada da gece boyunca 8-10 defa uyanan bir bebekti. Üstelik uyanıp, emince uykuya da dalmıyordu. Bu uyanmalar 45 dk, bazen 1-1,5 saat kadar sürebiliyordu. Her uyanmasında, şimdi nasıl uyutacağız diye düşünürdük. Kucakta gezdirerek, pışpışlayarak, emzirerek... Şu şekilde uyuyor diyebileceğimiz hiç bir şey yoktu. Aslında uyumak istiyordu, başını yatağa vuruyordu minik oğlum ama nasıl uyuyacağını bilmediği için bir türlü uykuya geçemiyordu. 1 yılımız geçti böyle.Yine o uykusuz gecelerin bir sabahı, yorgun argın işe geldim. Ofiste aynı odayı paylaştığım arkadaşım "uyku danışmanlığı alsanıza, benim bir arkadaşım telefon üzerinden danışmanlık aldı, bebeği uyumaya başladı" dedi. İşte hayatımızı değiştiren o cümle! "Nasıl yani? Öyle bir şey mi varmış?" Tamam, yatağına bırak çık, Tracy Hogg, Ferber vs. bir sürü şey okumuştum ama kitaptan okuduğum şeyleri kendi kendime uygulayamazdım. Sonuçta her çocuk farklı diyordum, kitapta yazan tek bir yöntem, hepsine uymaz ki, uymamalı. Bu yüzden kendi başımıza böyle bir işe kalkışmadık. Fakat bunun telefon üzerinden danışmanlığının olduğunu hiç duymamıştım. Arkadaşım beni uyku danışmanlığı sayesinde bebeği uykuya kavuşan arkadaşı ile telefonda görüştürecekti. Ben sabırsızlanarak hemen internete yazdım, ilk çıkan sayfa Sinem Hanım'ın sayfasıydı. Mezun yazılarını okudum ve mutluluktan ağlamak üzereydim. Arkadaşımın arkadaşı danışmanlığı kimden aldı hala bilmiyordum ama ben Sinem Hanım'ı aramalıyım dedim. O kişiyle telefonda konuştuğumda, o da bana Sinem Gerger Akınal demesin mi! Deneyimlerini anlattı ve güvenim ikiye katlandı. O gün heyecanla bunu ailemle paylaştım. Rüzgar'a gündüz anneannesi bakıyor, bu yüzden onun da hemfikir olması önemliydi. Anne, baba ve anneanne olarak bu işi yapmaya karar verdik. Rüzgar'ın ilk başlarda ağlayabileceğini biliyorduk fakat onun iyiliği için bunu yapmamız gerektiğini düşünüyorduk. Aşı olurken de ağlıyordu ancak sağlığı için şarttı. Uyku için de aynısı geçerliydi. Önemli olan bunu bir uzman eşliğinde ve doğru adımları attığına emin olarak yapmaktı. Sinem Hanım bir çok bebekle çalışmıştı, üstelik kendisi de bir anneydi. Bebeğimin psikolojisini bozacak bir şey yapmayacağını, ona zarar verecek önerilerde kesinlikle bulunmayacağına inanıyordum. Rüzgar benim için uyumayan ilk bebekti. Fakat Sinem Hanım binlercesini görmüştü. Bu konuda bizi kesinlikle doğru yönlendirecekti. İnancım sonsuzdu. Ertesi sabah, hemen kendisini aradım ve mail attım. En kısa sürede başladık eğitime. Sinem Hanım bizden bazı formlar istedi. Rüzgar'ın anlamaya çalıştı, analiz etti ve bir plan hazırladı. Annem, eşim, Sinem hanım ve ben, harika bir ekip olduk. Dakika dakika, Rüzgar'ın uykusunu takip ettik. Sinem Hanım tavsiye etti, biz yaptık. 2 hafta süren eğitimimizin sonlarına doğru, Rüzgar artık geceleri deliksiz uyumaya başlamıştı. Bu bizim için bir mucizeydi! Rutinimizi çok güzel oturtturmuştuk, uykusu geldiğinde yatağına bırakıyorduk ve Rüzgar hemen uyuyordu. Bazen 1 dk bile sürmüyordu uyuması. Nasıl bir mutluluk anlatamam :) O uykusuz geceler bitti artık. Yerine; film geceleri, uzun akşam yemekleri, kahve-kitap akşamları, uyuyunca babaya / anneanneye bırakıp arkadaşlarla dışarı çıkmalar geldi. Hepsi Sinem Hanım sayesinde. Sinem Hanım'a eğitim süresince bize verdiği destek, gösterdiği sabır ve doğru yönlendirmeleri için çok teşekkür ediyoruz. Ne kadar teşekkür etsek az. Sevgilerimizle,

Selin, Ömer Şimşek (anne-baba), Serpil Canıtez (anneanne), Ankara

Derin Süleymanoğlu (5 Aylık)

NE GÜZEL DUYGUYMUŞ UYUMAK

Ne güzel bir duyguymuş bebeğinin kendi odasında, kendi yatağında ve tek basına uyuması ve kaldırırken zorla uyandırılması...Çok değil bir ay önceydi; yatak odasındaki yatağını unutmuş bir anne olarak ben saat 19:00 da Derin in odasına gider sabaha kadar memede Derin i uyuturdum, kalksam uyanıyordu. Haber izlemek, kitap okumak, duş almak, tv bakmak hatta ve hatta yemek yapmak hayaldi yapamıyordum çünkü Derin gündüzde memede uyumaya başlamıştı ve yanından kalksam uyanıyordu zaten toplasam 15-20 dakika uyuyordu bütün gün uyuyamadığı için huzursuz, mızmız, ağlamaklı günler geçiyordu. Yılmıştım artık uykusuzdum hayattan keyif alamıyordum ne zormuş anne olmak diyordum ki Sinem Hanım’la tanıştık. İnanamıyordum ama başarılı olacaktık, olmalıydık. Mezun yazılarını hayran hayran okuyup duruyordum hem de günde kaç kere aynı yazıları! Kendı kendimize araştırıp vermeye çalıştığımız eğitimler tamamen bir fiyaskoydu. Ne çok ihtiyacımız varmış Sinem Hanımın desteğine. İlk gün oldukça zorluydu zar zor uykuya dalmıştı, ağlamıştı ama uyumuştu. Diğer günler 20 dakika,15 dk,10 dakika derken uykuya dalma sürecimiz gittikçe kısalıyordu 3 dakika hatta 1 dakikalara kadar düşmüştü, ağlamak yoktu. Çoğu zaman oynayarak kendi kendine uyuyordu. İlk başlarda odasına giderken başlıyordu ağlamaya ya da uyku tulumunu giyerken. Şimdi hayata gülümseyerek bakıyorum Anne olmak zor değil uyumasını bilmeyen bebek annesi olmak zormuş. Artık kahve içiyorum, kitap okuyorum, uyuyorum, kendime vakit ayırabiliyorum tamamen rüya gibi. Her şey Sinem Hanım ve sabrı sayesinde sahi Sinem Hanım olmasa ne yapıyor olurdum???(düşünmek bile istemiyorum) Sonsuz teşekkürler Sinem Hanım iyi ki varsınız, iyi ki tanımışız sizi, yolumuz iyi ki kesişmiş...

Son olarak Derin uyuduysa her bebek uyur lütfen kendinizi yıpratmadan eğitime başlayın, yardım alın. Tüm cesaretinizi, sabrınızı toplayın başlayın ki güzel günler bir haftada gerçekleşmeye başlıyor bunu göreceksiniz ✌️️

Fatoş, Bursa