Mezunlarımız

 

Lina Gülmen (7 Aylık)

LİNA'mızın UYKU MACERASI

Hiç unutmuyorum ki asla unutamam, kızım tam 7,5 aylıktı ve gündüzü geçtim, gece uyanmalarının sayısı 13'ü bulmuştu. Gece uyuyor muyum, hep uyanık mıyım, rüya mı görüyorum, gündüz oldu mu,... her şey birbirine girmiş ve benim kollarımda derman kalmamıştı, kızımı düşüreceğim diye korkmaya başladığım an internette "uyku eğitimi" ne rastladım. Araştırmalarım ve okuduğum yorumlar neticesinde Sinem Hanım'ı aradım, sıcacık ve güven veren bir sesle karşılaştım. Durumu anlattım, neyi nasıl yapmamız gerektiğini paylaştı ve bir anda gece uyanmaları 3'e hatta 2'ye indi. Bakmayın bir anda oluyor evet; ama lütfen sabırlı olun, eşinizle birbirinize destek olun, Sinem Hanım'ın önerilerini birebir uygulayın ve bakın sonuca siz bile inanamayacaksınız. Bir süre gerçek olmadığını düşündük biz şu an 15 aylık ve çok sükür, "iyi uykular tatlım, seni çok seviyorum" diyerek odasından çıkıyorum ve uyuma işini kızıma bırakıyorum. Sağ olun Sinem Hanım, mezun olduktan sonra da sorularımıza cevap verip ilgilendiğiniz için. Tüm öğretmen arkadaşlarıma, sosyal hesabımdan uykudan şikayetçi tüm annelere bu eğitimi Sinem Hanım'dan almalarını tavsiye ediyorum. Unutmayın ki uyku, besin kadar değerlidir, uykuda salgılanan hormonlardan, uyku dolu mutlu bir geceden bebeğinizi mahrum etmeyin.

Dilek, Ankara


Kuzey Keskin (7.5 aylık)

KEŞKE UYKU EĞİTİMİNİ KUZEY DOĞMADAN ALSAYDIM!..

Hamileyken herkes bol bol uyu bugünlerini çok arayacaksın derdi. Evet 7.5 ay uykusuz kaldım. Fakat şimdi, buradan onlara sesleniyorum ben artık bol bol uyuyorum :) Kuzey ilk 3 ay çok gazlı bir bebekti. Gece 21:00 gibi başlar 03:00 lere kadar ağlardı. Gaz problemimiz 3. ayın sonunda bitti ama hala uyumuyordu. Uyuduğunda geceleri saat başı bazen yarım saatte bir uyanıyordu. Gece 13 kere kalktığımı biliyorum. Onu uyutmak için her yolu deniyorduk. (emzirerek, kucakta, ayakta, battaniyede, hamakta, pusette…) O gün hangisinde uyuduysa bir sonraki uyutma işlemine o şekilde devam ediyorduk. Yeter ki uyusun!.. 6 aydan sonra uyur dediler ama uyumadı. Sadece gece uyuma saatini 03:00’ten 23:00 24:00’lere çekebilmiştim. Geceleri onu uyutmak için biraz eşim biraz ben saatlerce koridorda arabasıyla gezdiriyorduk. Oh uyudu derken onu pusetinden alıp beşiğine koymakta bir kabustu. Koyarken uyandığı, tekrar başa dönerek arabada gezdirdiğimiz günlerde oldu. Sonra korkudan hiç ellemedik aman uyusun da pusette uyusun :( Çaresizlikten bir gece yanıma aldım babayı başka odaya gönderdik Kuzeyle birlikte yatmaya başladık. İlk günler iyi gibiydi en azından ayağa kalkmadan yatarken pış pışlıyordum. Bir süre sonra oda işkence haline dönüştü. Kımıldamadan yatmak zorundaydım az bir hareketimde uyanıyordu. Bu işin kendiliğinden düzelmeyeceğinin farkındaydım ve bir şeyler yapmam gerekiyordu. Çünkü yakında işe başlayacağım bu şekilde çalışamazdım. Uyku eğitimini bir tanıdığımızdan duymuştum ama detaylı bir bilgim yoktu. İnternetten araştırmaya başladım bebekveuyku sitesini gördüm. Mezunlarımız yazılarını ağlayarak okudum bu işe olan inancım arttı. Orda yazılanlar mucize gibi geliyordu. Sinem hanımın sihirli değneği var herhalde diye düşünmedim değil :) Instagramda bebekveuykuyu takip etmeye başladım Sinem hanımın seminerine katıldım. Orada kendisiyle tanıştım. Sorunlarımı anlattım. Çok pozitif, çok tatlı bir insan. En önemlisi oda uykusuzluk yaşamış bir anne. Eğitim almayı düşünüyordum aslında ama cesaret edemiyordum çok ağlarsa nasıl dayanırım diye. Eğitim öncesi Kuzey hastalandı boğaz enfeksiyonu oldu. Yüksek ateş dolayısıyla halsizdi ve ben bunu fırsat bilerek onu yatağında yatırmaya başladım. Çok direnmedi. Elimi tutarak pışş pışşş popoya pat pat az ninni az beşiği salladım. Böylece gece gündüz yatağında uyumayı öğrendi en azından. Bu bir tıkta olsa eğitimde işimi kolaylaştırdı. Ama asıl sorunumuz gece çok geç yatması ve çok sık uyanması, gündüzleri de çok düzensiz uyumasıydı. Eşimin de tüm desteğiyle eğitime başladık. İlk gece benim için çok stresliydi. Ama tahmin ettiğimden daha kısa sürede 37 dk da uyudu. Sinem hanım çok şanslı olduğumuzu söyledi. O gece sabah 06.00 ya kadar hiç uyanmadı. Ben işte o an ne kadar doğru bir şey yaptığımın farkına vardım. Oğluma uyumayı öğretiyordum. İkinci gece akşam 08.30 da uyudu sabah 08.00 de ben uyandırdım. 11.5 saat uyudu ve hala uyuyor şaka gibi sabah kalktığımda şaşkınlıktan nutkum tutuldu. Hemen Sinem hanımı aradım. Kuzey sizden daha hazırmış eğitime dedi. Ve uykuya aç olduğunu söyledi. Eğitime başladığımız ilk günden beri geceleri kesintisiz uyuyoruz. Ben boşuna fazla stres yapmışım. Şuan kuzeyin gece gündüz düzenli uykuları var. Uykusu geldiğinde odasına götürüp yatağına koyuyoruz iyi uykular dileyip çıkıyoruz ve uyuyor :) Bazen hafif mızırdanma gibi ağlamaları oluyor ama buda zamanla geçecek hiç kalmayacak. Sinem hanım gerçekten paha biçilmez bir iş yapıyor. Ona gönülden teşekkür ediyorum. Kuzeye uykuyu Sinem hanımla birlikte öğrettiğim için çok mutluyum. Bunu kesinlikle tek başıma yapamazdım. Uzman bir destekle bebeğime yanlış bir şey mi yapıyorum acaba sorusunu ortadan kaldırmış oldum. Ve keşke diyorum, keşke Sinem hanımı hamileyken tanısaydım. Bebeğim doğduğundan beri yaptığımız onca yanlışı yapmazdım. Son olarak, sizin de uyumayı bilmeyen bir bebeğiniz varsa, bebeğinizi ve kendinizi daha fazla uykusuz bırakmayın…

Mehtap, İstanbul


Eylül Masal Altunbaş (13 Aylık)

İYİ GECELER BEBEĞİM, TATLI RÜYALAAAR

-Gece gündüz ayırdına varsın uyuyacak (uyumadı)
-Kırkı çıksın uyumaya başlayacak (uyumadı)
-İlk 3 ayı atlatınca tüm düzenini kurmuş oluyorlar, uykuları da düzene girecek göreceksin uyuyacak (uyumadı)
- 6 aylık olduklarında tamamen değişiyorlar mucize gibi, ek gıdaya geçtikten sonra meme için bile uyanmayacak sabaha kadar deliksiz uyuyacak (uyumadı)
- Senin bebeğin biraz memeci ama 9-10 aylık olduğunda iyice hareketlenip yoruluyorlar, işte o zaman göreceksin uyuyacak (uyumadı)
- 1 yaşından sonra yemesi, oynaması, uyuması her şey bilinçli oluyor, kendisi uyumak isteyecek (uyumadı)

Tam 14 ay uykusuz her gece, son 2 ay yorgun ölesiye…
Hamileyken derinlemesine araştırmadığım tek başlık uykuydu belki de, baştan kabullenmiştim bebek doğduktan sonra her anne uykusuz kalır zamanla bebek zaten kendi kendine uyumayı öğrenir, en fazla birkaç ay uykusuz anneler kervanına katılırsın en olmadı senin bebeğin uyumayı birazcık daha geç öğrenir birkaç ay fazladan uykusuz annelerin en önünde flama taşıyan sen olursun. Zaten çocuklar erken kalkar, e iş hayatından alışkınım sabah 6’da da uyansan ona göre düzen kuruyorsun bazen akşamları erkenden uyuyup dinleniyorsun, bebekle de böyle olacak ne var ki?
Kazın ayağı hiç de öyle değilmiş! Eylül Masal doğdu, ilk günler uykusuzluğu en yoğun hissedeceğin zamanlar dediler. Öyle tatlı bir heyecan öylesine güzel kokan bir duygu ki uykusuzluğumun önüne geçti. Hiç de öyle değildi, gözümü kapatmayı bırakın gözümü kırpma süresince bile kızıma bakmadan durmak istemiyordum. Geceleri uyanıyordu, kızım uyanmazsa ben uyandırıyordum aman aç kalmasın diye! İhtiyaçlarını giderip emzirdikten sonra hemen uyuyakalıyordu zaten. Maşallahtı bebeğime, tüm bu süreler dışında uykusuz kalmak benim seçimimdi. Şimdi dönüp baktığımda görüyorum ki uykusuzluk temellerini ben atmışım. Yahu sarılık riskini atlatmış, 40 gününü doldurmuş bebeği ne diye tatlı uykusundan uyandırırsın. Aç olsa, başka bir ihtiyacı olsa zaten uyanmaz mı bu kuzucuk. Ağlayıp benim bir derdim var demez mi? Dermiş ama ben bilmiyordum, hem doğal ebeveynlikti benimki içimden geldiği gönlümün çektiği gibi. Kırkı çıktıktan sonra gündüz öylece otururken kucakta uyuyakalmalar bitiverdi. Sahi kırkı çıkınca daha çok uyuyordu değil mi bebekler? Hem düzen kurmaya da başlıyordu yavaş yavaş! Neden sonra uyandım da yahu bu bebek uyumuyorsa ben uyutmalıyım diye düşünebildim. Emzirdikten sonra yarım kundak yapıp usul usul sallıyordum kollarımda, hafifte poposuna pıt pıt pıt tamam işte ne de güzel uyuyor yavrum. Gece uyandı mı uyuyana kadar emzir, hem zaten ağzı küçücük çenesi hemen yoruluyor doyamadan uyuyakalıyor bari meme ağzında olsun da bir fırt fazla çekse kardır. Oh iyice dalana kadar hem mis gibi de kucağımda sonra yatırırım yatağına. 3 ayı doldurdu yeni doğan dönemimiz de bitti, yavaş yavaş gece emmeleri azalır, biz de daha fazla uyumaya başlarız. Gözü açıldı kızımın gündüz hep bakınmak ayakta durmak istiyor, dünyayı keşfedeceğim diye emme grevine de başladı. E ne yapalım yeter ki doysun aç kalmasın, geceleri uykuluyken biraz daha fazla emiyor ne de olsa. Grev geçene kadar birazcık uykusuz kalsam da olur. Eylül Masal 6 aylık. Büyüme atağının en ağır darbesi iner. Uykusuz her gece seremonileri başlar. Memede uyumuyor. Önceden dizlerime başını koyar otururken usul usul sallanırdık bir bakardım uyumuş, artık onu da istemiyor.
Bölük pörçük uykularla geçen 3 ayın sonu kızım tam 9 aylık. Artık kesinlikle memede dalamıyor, emiyor emiyor gözlerini sıkıyor sonra uyuyamadığı için yan dönüp bizim yatağımıza atıyor kendini. Beşiği bizim yatağın baş ucunda olduğu için önceleri yatağa oturur emzirip uyuttuktan sonra yatağına bırakırdım ama artık uyuyamaz hale geldiği için yatağa yuvarlıyordu kendini. Almıştım aslında kendi kendine uyumayı öğrenmek istediğinin sinyallerini. Ama korkuyordum uyku eğitiminden. Uyuması güç olsa da uyuduğu saatler hep sabitti çünkü, gündüz ve gece uykularının daima bir periyodu ve düzeni vardı. Hem ağlamasından korkuyordum hem de uyku eğitimine kalkıştığımda başarısız olup sabit olan bu saatleri de bozmaktan. Ben bu eğitimi kendi içimde enine boyuna düşünmeye çalışıp duygularımla mantığım arasında sıkışıp kalmaya devam ediyorken kuzucuk döne döne uyumayı öğrendi! Başlarda 40 dakika, sonra 1 saat sonra 1,5-2 saat derken yanında oturma sürem günden güne uzamaya başlamıştı. Sonra bir gece Eylül Masal'ın uyumasını beklerken bende uyuyakalmışım onunla. O gece yalnızca 2 kez uyandı ve doğru düzgün meme bile emmeden hemen uyuyakaldı. Onunla sıcacık uyumak o kadar hoşumuza gitti ki bize sarılarak uyumasından, sabahları uyandığında yüzümüzü okşamasından, sırtını göğsümüze yaslamasından nasıl vazgeçebilirdik? Hem zaten büyüyünce kendi istemeyecekti bizimle uyumayı, o zaman vakit tadını çıkarmak vaktiydi. Bir kaç hafta sonunda bizim yanımızda da bölük pörçük uyumaya başlayana kadar... Derken bebeğim 1 yaşını doldurdu ancak bir anda sihirli değnek deymişçesine kendi kendine uyumayı öğrenemeyeceğinin bilincindeydim, kendimi kandırmaya gerek yoktu şehir efsanelerine ise çoktan kulaklarımı tıkamıştım. Başladım uyku eğitimi metotlarını en başından yeniden araştırmaya, kitaplarımın uyku ile ilgili bölümlerini yeniden okumaya. Her biri 1 yaşından sonra uyku eğitiminin çok daha zor olacağını yazıyordu. Ancak daha zor olan ve gün gibi ortada olan bir şey daha varsa o da uyku problemlerimizin zamanla düzelmesi diye bir şey olmadığıydı. Tevafuk o ki biz eşimle hemfikir iki koldan neyi nasıl yapsak düşüncesindeyken yine uykusuz gecelerimden birinde sabah 3 sularında arkadaşım Serap’ın uyku semineri yazısını gördüm ve bu vesile ile Sinem Hanım ile yollarımız kesişti. Önce odamızı uygun hale getirdik, güzel bir rutin oluşturduk. İlk günlerde karnımda kelebeklerin kanat çırptığına yemin edebilirim. Baş ucunda oturduğumda kollarım bacaklarım mı uyuşmadı, kendimi sıkmaktan omuzlarım mı tutulmadı… Ama kızım tahmin ettiğimden çok daha çabuk uyumayı öğrendi. Kızım ben hariç kimse ile uyumayı kabul etmiyordu, öyle ki gece uyandığında sadece elini tuttuğumda uykuya yeniden dönebiliyordu ve babası bile tutsun istemiyordu. İlk gece babası uyuttuğunda çok şaşırdım benim her zaman uyuttuğum süreden çok daha kısa sürede uyumuş gece uyansa bile babası ile uykuya dönebilmişti. Ertesi gün ve bir sonraki gün gündüz uykularında da sorun yaşamamıştık. Birkaç gün sonra biraz direniş gösterse de, yapamayacağım galiba diye düşünsem de böyle durumlarda Sinem Hanım yönlendirmeleri ve desteği ile hızır gibi yetişiyordu. Tek başımıza kesinlikle böyle iradeli olamazdık. En ama en önemlisi ise bebeğimizin psikolojisi etkileniyor mu diye düşündüğümde, bu noktada çıkmaza girdiğimizde aldığımız destek. Herkes uyku eğitimi verebilir ancak bebeğin ruhunda yaralar açmamak, size olan güven duygusunu sarsmamak ve bu süreçte kendiniz de örselenmemek için mutlaka işi uzmanına danışmalısınız. Şimdilerde rutinimizi gerçekleştirdikten sonra kızımızı yatağına bırakıyor ve çıkıyoruz. Hatta çoğu zaman biz sarılıp iyi geceler dilerken yatağını göstererek sabırsızlanıyor. Her akşam yine aynı şaşkınlığı yaşıyoruz. Meğer kızımız uykuyu seviyormuş. Saatlerce yanında oturup bebeğini uyutmuş bir anne olarak keşke diyorum daha önce yapsaymışız. Bebekler için beslenme ve sevgi kadar uykunun da önemi yadsınamaz.

Gözde, Tekirdağ



Elif Özcan ( 5,5 aylık)

UYUMAK ÇOK GÜZELMİŞ…

Oğlumuzdan sonra, üç kişilik ailemize kızımızın katılacağını öğrendiğimiz gün çok mutlu olmuştuk ve heyecanlı bekleyiş başlamıştı. Eylül ayında kızımıza kavuştuktan sonra biz tekrar annelik ve babalığı, oğlumuz ise abilik duygusunu tatmıştık. Her şey seyrinde gidiyordu. Ta ki kırkımız çıkana kadar. Halk arasındaki kırkınız çıksın düzene girer tabiri bizde ters etki yarattı ve gün geçtikçe düzenimiz bozuldu. Gece uyanmalarımız 2 saatlik periyottan saat başına, sonra da dakikalara inmeye başladı ve sabaha kadar kaç kere uyandığımız sayamaz olduk. Uyanmalarımızın yanında ağlama krizleriyle sakinleşmeyen bir bebek, kucakta hoplatıp zıplatmalarla kolların uyuşması, tam uyudu derken emziğin düşmesiyle feryat figan ağlamalar ve tekrar başa dönmeler... Gece uykusu bu şekilde geçen bir bebeğin gündüz mutlu ve huzurlu olması beklenebilir mi? Tabi ki kocaman bir hayır. Gündüzlerimizde de uyuyamamanın etkisiyle çok huzursuzduk. Artık Elif'e yetemiyordum. Hal böyleyken bu durum beni ve eşimi hatta oğlumuzu bile etkilemeye başlamıştı. Akşam 20:00'de odaya kapanıp Elif'i uyutmaya çabalıyordum ve saatler alıyordu. Bu durumda oğlumla da ilgilenememek beni ve onu rahatsız ediyordu. Elif'i uyutma çabaları içinde bir taraftan da internette uyku hakkında araştırma yapıyordum. İmdadımıza yetişen Sinem Hanımla tanışmak bu şekilde oldu. Ben gün saymaya başlamıştım ama o günün gelip çatmasından da korkmuyor değildim. Ve 5. ayımızı doldurduk. BU süre zarfında eşimi ikna etmeyi de başarmıştım. Son zamanlardaki benim yıpranmış halimi görünce o da istekli olmaya başlamıştı. Sinem Hanımla gerekli hazırlıkları yaparak eğitim sürecimize başladık. Ama ben hala Elif'in uyuyan bir bebek olacağına inanamıyordum. Sinem Hanımın '' Başarısız bebek olmadı ama kararsızlık sonucu başaramayan anne baba oldu.'' sözü hep kulağımdaydı. ''Bebeğiniz hiç mi ağlamadı, gerçekten diğer mezunlar gibi başarılı oldunuz mu?'' diye düşüneceksiniz bu yazıyı okurken bir zamanlar benim de düşündüğüm gibi. Evet başarılı olduk ve biz de bir bebek ve uyku mezunuyuz artık. Ağlamaya gelince, alışagelmiş uyku alışkanlığını (emzik ve sallama) istemesinden kaynaklı tepkisel ağlamalardı. Biz zaten uyuyamadıkça sinirlenip dakikalarca ağlayan bir bebektik. Eğitim süreci, annenin duyguları açısından gerçekten zorlu geçen bir süreç bu yadsınamaz. Ama sonunda hem bebeğin gelişimi için hem de ailenin psikolojisi için olumlu bir gelişme olacağını bilmek motive edici. Uyku meleğimiz Sinem Hanıma sonsuz teşekkürler... Benim güçsüzlüğüme manevi desteğiyle güç kattığı için, Elif'in kendi kendine ve kesintisiz uyuyan bir bebek olacağına bizleri inandırdığı için, uykusuz gecelerimiz bol bol tatlı uykularla doldurduğu için... Çok şükür ki artık uyuyan ve mutlu olan bir bebeğimiz var.

ÖZCAN AİLESİ / Ankara



Yonca Bebek (8 aylık)

KESİNTİSİZ GECE UYKUSUNUN TADI... PAHA BİÇİLEMEZ!

Tam 2,5 ay tereddüt ettim, az değil, tam 2,5 ay... Gece boyunca 5 kere, 6 kere, bazen 8 kere kalktığım her seferde zihnimde Sinem hanıma telefon ediyor, her sabah yeniden vazgeçiyordum.
Vazgeçme nedenlerimden biri, tipik bir Türk anne zihniyetiyle çocuğumu ağlatmaktan çekinmem; bir diğeri, bebeğimin böyle bir sürece adapte olacağına dair şüphelerimin olması; üçüncü ve en önemlisiyse, çevremden sürekli duyduğum “biraz sabır, uyku düzeni zamanla oturacak, çocuk böyle büyür, diş çıkaracak onun için uyumuyor, 1 yaşını geçsin uyuyacak, paranızı boşa harcamayın...” gibi cümlelerdi. Bebekveuyku sitesinde başvuru formunu doldurduğumda bebeğim 5,5 aylıktı ve meme bağımlısıydı; emzirerek uyuttuğum için gece uyanmalarında başka türlü asla uykuya dönmüyor, şiddetle ağlıyordu. Bu duruma çare olarak, onu yatağında uyumaya alıştırdım. Bir süre iyi gitti, sonra yine uyanmalar sıklaştı. Bu duruma çare olarak, okuduğum uyutma yöntemlerinden birini denedim. Bir süre iyi gitti, sonra yine uyanmalar sıklaştı. Bu duruma çare olarak, yatağından almadan biberonla beslemeye başladım. Bir süre iyi gitti, sonra yine uyanmalar sıklaştı. Her yeni yöntem yeni bir çaresizlikle sonuçlanıyordu. Bu süreçte Sinem hanımı tv programlarında görüyordum; en çok aklımda kalan cümlesi “Bebekler nasıl uyutulurlarsa, uyandıklarında da aynı şekilde uykuya dönmek isterler.”di. Aylardır yaşadıklarımızı bu cümle özetliyordu. Kızım, uyandığında destek almadan uykuya dönmeyi beceremiyordu. Eşim de her gece benimle birlikte uyanıyor ve uykusuzluktan ister istemez sinirlerimiz yıpranıyordu. Burada okuduğum mezun yazılarında kendime benzer örnekler göre göre kendimi Sinem hanıma telefon ederken buldum. Kendisiyle bir ay arayla iki kez görüştüm, aklımızdaki tüm soruları sordum, hepsine tatmin edici cevaplar aldım. Kesintisiz gece uykusu vaat etmesi bir yana, sürecin sonunda sonuç elde edemezsek para iadesini de garanti ediyordu. Eğitim başladığında gördüm ki, Sinem hanımın tekniğine yabancı olmasam da, başarı detaylarda gizliydi. Öyle kilit ipuçları verdi ki, bu sayede gecede 7-8 kere uyanan bir aile olarak biz, eğitimin daha birinci haftasını tamamlamadan kesintisiz gece uykusuna kavuştuk. Yonca artık yatağında kendi kendine uyuyor ve arada uyanıp mızırdansa da kendiliğinden tekrar uykuya dönüyor. İlk günlerde kaçınılmaz olan ağlamalarla şu düşünceler sayesinde baş edebildim: “Bebeğimin canı acımıyor, sıkıntılı bir durumda değil, onu yalnız da bırakmıyorum. Yapması gereken şey çok basit, alt tarafı dönüp uyuyacak!” Bu düşünceler, kararlı ve sabırlı olmama yardım etti. Gerçekten de bebeğim, ağlayarak bana istediğini yaptıramayacağını anladığında, döndü ve uyudu :) Bu, önümüzdeki yıllarda başka konularla ilgili olarak, ağlamanın bir çare olmadığını ona öğretmek adına da önemli bir adımdı. Neticede alınan sonuç, hem bu süreci göze almaya, hem de ödenen maddi bedele gerçekten değdi. Benim gibi kararsız annelere, çözümün hiç de uzakta olmadığını yazabiliyor olmak da işin en keyifli tarafı oldu.

İrem, İstanbul



İrem Karşıgil (8 Aylık)

SİNEM HANIM SAYESİNDE KIZIM UYKUYA KAVUŞTU…

Kızım İrem’ in doğduğundan itibaren uykusu hiç düzenli değildi. 8,5 aylık kızım sadece emerken uykuya geçiyor, ne doğru dürüst emiyor ne de uyuyordu. Kendi kendine uykuya dalamıyordu ve ben de nasıl uyutacağımı bilmiyordum. Sadece kucağımda emzirirken uyuyor, bizim odadaki beşiğine koyduğumda hemen uyanıyordu. Yatağında kendi başına uyumadığı için ben de salona getiriyordum ve biz yatana kadar salonda yanımızda duruyordu. Bu nedenle ben de kendi yatağımda yatarak emzirmeye başladım. Bu 3-4 ay bu şekilde devam etti. Bu sefer de hep meme ağzındayken uyuyor, beni hiç bırakmıyordu. Ben artık İrem’den hiç ayrılamaz olmuştum sürekli emsin ya da uyusun diye yatarak emzirmeye çalışıyordum. Başka hiçbir işe bakamıyordum. Sinem hanım ’ı daha önce de aramıştım ve bilgi almıştım ama bir türlü eğitime karar verip başlayamamıştım. Artık işe başlamadan önce bu uyku işinin düzene girmesi ve uyku eğitimine başlamak için Sinem Hanım’ı aradım ve hemen başladık. İrem’i artık kendi odasındaki yatağında yatırmaya başlayacaktık. Eşim işten çok geç geldiği için İrem’i hep ben yatırdım. Eğitime ilk gece uykusu için kendi yatağına yatırdığımda oldukça zordu. Gece 1 defa emzirmek için odasına girdim, sonra yine uyumaya devam etti. Gece uykusunu hiç beklemediğim bir şekilde çok güzel uyudu. Ertesi gün gündüz uykusunu 2 defa yaptık, sabah ve öğlen uykuları önceleri 20-30 dakikayı geçmiyordu. Daha sonra gündüz uykuları 1-1,5 saate çıktı. Başlarken Sinem Hanım sürecin gözyaşlı geçeceğini belirtmişti ama ben bu kadar uzun süreceğini tahmin etmemiştim. İrem çok inatçı çıktı. Ben işe başladığım için gündüz kızıma annem bakıyor ve gündüz uykuları şu an bazen yarım saat bazen 1-1,5 saat toplamda 2-3 saat uyuyor. Eğitimin 24. Gününde İrem’in gündüz uykuları yarım saatten 1-1,5 saate çıkmaya başlayınca biz mezun olduk. Gece ve gündüz uykuları için yatırdığımda gün geçtikçe ağlamaları azaldı. İlk başlar da yatırdığımda ağlıyordu, sonra uyuyordu şimdi bazen hiç ağlamıyor bazen de 10-15 dakika ağlıyor ama ilerleyen günlerde bu ağlamalarında biteceğine inanıyorum. Çünkü nerden nerelere geldik. Sinem Hanım yardımlarınız için çok teşekkür ederim, sizin sayenizde İrem uykuya kavuştu. Beslenmesi ve uykusu düzene girdi. Eğer bizim gibi uykusu düzensiz bir bebeğiniz varsa ve nasıl uyutacağınızı bilmiyorsanız; bizim kadar beklemeden uyku eğitimi için Sinem hanım ile görüşmenizi öneririm. Sinem Hanım’ın her zaman söylediği çok doğru olan sözü “BOL UYKULAR”
Bütün bebeklere bol uykular dilerim.

Bilge, İstanbul



Doruk Duman (15 Aylık)

DORUK UYUYOR

Biz eğitime başladığımızda Doruk 15 aylıktı. Oğlum memeye o kadar düşkün ki gece yanımızda yatıyor fakat belki 10 kere emmek için uyanıyordu. Sinem hanımı tanıdıktan sonra aslında geceleri Doruk'un hiç uyumadığını anladım. İlk görüşmemizde sesim titreyerek ağlayarak yardım diliyordum çünkü kendimize ait hayatımız kalmamıştı. Mezunlarımız kısmını okudukça "yok artık yatağa bırakıp çıkacağım ve uyuyacak mı ?" Deyip inanamıyordum. Evet sevgili anneler yatağa bırakıp çıkıyorsunuz ve uyuyor inanması güç ama gerçek.. kolay bir süreç miydi? "Hayır" ama bu yola Sinem hanımla çıkıyorsanız emin olun ki basari net.. artık bizimde kendimize ait bir hayatimiz var ve Doruk çok mutlu.. her şey için bir kez daha teşekkürler iyi ki sizi tanıdık sevgiler Sinem hanım..

Oya



Masal Duru Erdoğan (8,5 Aylık)

DOĞUM GÜNÜ HEDİYEM UYKU…

Bir gün bende böyle bir mezuniyet yazısı yazabileceğime hiç inanmazdım. Bütün bebekler uyur ama Masal uyumaz derdim. Ta ki sevgili Sinem Hanım ile tanışana kadar. Artık bir gün yorgunluktan gözümü açamazken yok dedim olmayacak bu iş böyle ya ben yorgunluktan helak olacağım ve çocuğuma bir gram faydam olmayacak ya da bu ise bir çözüm yolu bulmalıyım. Tam böyle düşünüp internette gezerken Sinem hanımın sitesi "bebek ve uyku" dikkatimi çekti. İncelemeye karar verdim. İnceledim, mezuniyet yazılarını okudum. İnandım mi hayır inanmadım. Çünkü bir bebek kendi kendine nasıl uyurdu? Hele ki benim cadı kızım Masal, Ama inanmak istiyordum çünkü buna mecburdum. Artık 9 aydır geceleri 15 defa yatıp kalkmaktan, sürekli uyutmak için yeni pozisyon bulmaktan sallamaktan, ne kolum kalmıştı, ne belim. Bütün vücudum artık yorgunluktan ağrıdan gitgide çöküyordu. Ve dayanamayıp ertesi gün Sinem Hanım'ı aradım. Kendisinin özgüveni yüksek hali oldukça dikkatimi çekti. Çok emin ve mantıklı konuşmaları bu eğitimi almama bir adım daha yaklaştırdı beni. Eşime bahsettim bu durumdan güldü bana, Çünkü bu zamana kadar Masal' ı uyutabilmek için o kadar saçma şeylere o kadar saçma paralar verdik ki benim hanım yine saçmalamaya başladı diye düşündü sanırım. Bu arada doğum günümde yaklaşıyordu. Kendisi benim ne kadar dayanamayacak bir dereceye geldiğimi anlamış olmalı ki Sinem Hanımla görüşmüş ve bana uyku eğitimi hediye etmeye karar vermiş. Hayatımda aldığım en güzel hediye oldu. Ve gerçekten bana uyku hediye etti. Şaka değil, hayal değil, mucize değil artık ben ve bebeğim uyuyoruz. Aslında şimdiye kadar onu sallayarak sarsarak çocuğa rahatsızlık vermişiz onu anladım. İlk başlarda evet alışmakta zorlandı. Ama zamanla öğrendi. Sinem Hanım sürekli destek oldu. Sorularımıza her daim güzel cevaplar verdi. Her aradığımızda kendisine ulaştık. 2016yilinin en güzel hediyesi kendisi oldu. Kızım, eşim ve ben Sinem Hanım'a çok teşekkür ediyoruz. Sakın hayal demeyin ve bu mutlu serüvene siz de katılın emin olun sonunda her şey istediğiniz gibi olacak.

Esra, İstanbul

Ayşegül Sıla Şener (8 Aylık)

UYUTMAK ZOR DEĞİLMİŞ

Ayşegül Sılam doğduğunda bütün hayatım değişti onu kucağıma almak hayatımda yaşadığım en büyük mutluluktu ama kızım uykusuz bir bebek olacağının sinyallerini bize ilk gece vermişti Ayşegül'ün uyanmaları ilk gece başladı tabii ki ilk iki hafta uyanmalar çok değilmiş ikinci haftanın sonunda kolik gaz sancıları başladığında her şey daha da zorlaştı sonu gelmeyen ağlamalar sancılar.. Ayşegül' ü susturmak için her şeyi deniyorduk bunların içinde bize en faydalı olan battaniyede sallamaktı kızımız yeter ki ağlamasın rahat olsun da sallarız diyorduk ama her zaman ikinci kişiyi bulmak zor olmaya başladı kolik bebekler için sallanan beşik araştırmaya başladım hamak beşik buldum hemen sipariş verdim geldiğinde bize battaniyeden kurtarmıştı artık Ayşegül'ü tek kişi uyutabiliyordu benim için yüzyılın icadı olmuştu öyle diyordum ama meğerse bizim için felaket olacakmış başta sallanmalar uyuyana kadardı her seferinde süre arttı Ayşegül sallamadan uyuyamayan ve sallama kesilince uyanan bir bebek haline geldi tabi bu sürede 6 ay geçmişti kolik çoktan bitmişti sallanmaya alışınca sallanmadan uyumayan bir kızım olmuştu ben artık Ayşegül uyurken sürekli onu sallayan başından hiç ayrılamayan hiçbir şey yapamayan bir anne olmuştum tabi ki gecede sallanmak istiyordu ben uykuya dalınca uyanıyordu gece uyanmalarımız artık 20 dakikada 30 dakikada bir olmaya başladı bu böyle gitmemeliydi dayanacak halim kalmamıştı uyku eğitimlerini araştırmaya başladım derken Sinem hanımın sayfası ile karşılaştım okuduklarım güzel bir masal gibiydi hemen aradım nasıl yaparız bizi neler bekliyor konuştuk ama ben Ayşegül'ün ağlamalarına dayanamıyordum ve onu ağlatmamak için cesaretimi toplayıp eğitime başlamak için Sinem hanıma dönemedim ama birkaç ay sonra tekrar aradım dayanamıyorum artık başlayalım dedim hiç uyuyamaz olmuştuk artık uyuyamadığı içinde huysuzlanan bir bebek olmuştu Ayşegül, evet baştan zor oldu ilk gece çok direndi Ayşegül ama gecesinde hiç uyanmadı bu bana çok büyük bir umut oldu 8 aydan bu yana neredeyse kesintisiz uyuduk o gece derken ikinci gece ağlama süresi kısaldı ve her geçen gün iyiye gidiyorduk ve eğitim süresince Sinem hanım hep destek oldu bize ne kadar doğru bir karar verdiğimi anladım şuan sabaha kadar uyuyan bir kızım var daha da önemlisi hiç zorluk çıkarmadan kendi kendine uyuyor iyi geceler dileyip odasından çıkıyorum Sinem Hanıma ne kadar teşekkür etsem azdır hayatımız düzene girdi son olarak şunu söylemek istiyorum uyumayan bebek yoktur uyutmayı bilmeyen ve veya öğretememiş anne-baba vardır:)Teşekkürler Sinem Gerger Akınal

Meltem, Balıkesir

Arya Mutlu (9 Aylık)

ARYA MUTLU BIZ MUTLU

Tabiki Sinem Hanim sayesinde.

Her şey 11 Mayıs 2015 de başladı. Güzel kızımızı kucağımıza aldık. Her şey çok güzel ve yolundaydı. Bebeğimizi kucağımıza aldık doya doya öptük kokladık. Aslında her şey hastanede başladı. Doktorumuz bize Arya çok ağlarsa, gazı olursa kucağınıza alın ve hafif sallayın dedi. Eşim ve ben ağlamasına fırsat vermeden daha hastanede başladık sallanmaya. Tabi daha henüz nelerle karşılaşacağımızı bilmiyorduk. Meğersek bu hiçbir şeymiş. Arya 36 günlüktü Türkiye'ye döndük. Yeni bir düzen ve saat farkına zor da olsa alıştık. Bu arada gündüz uykularını hep yarım saat yapmaya başladı. Kucakta uyursa 1 saat, yatağına yatırırsak 30 dk da uyanır ve bir daha uyumazdı. Gece olsun diye dua ederdim. Geceleri de 2 kere uyanırdı ama benim için mükemmeldi. Ama her şey 4.aya kadarmış. Meğer benim bu süre zarfına kadar olan yaşantım süpermiş. Tabi Arya’ nın düzeninin olmamasının da çok etkisi var. Babamızın işinden dolayı 2 yıllık Amerika da yaşamımızı sürdürüyoruz ve senede 2 kere Türkiye'ye gelmek zorunda olduğumuz için düzenimiz kayboluyor. Türkiye de evimiz olmadığı için ya anneannedeyiz yada babaanne de kalıyoruz. Arya hep kucakta ve sallanan koltukta uyumaya iyice alışmıştı. Ne gündüz ne gece uykusu uyuyabiliyordum. Geceleri 4-5 defa kalkmalar, az yemek yemeler Arya’ yı da bizi de cok yordu. Aralık sonunda Arya 8 aylıktı Amerika'ya geri döndük. Arya’ nın olan düzeni de gitti gece 10 kere kalkmalar başladı. Bizimle ayni yatakta yatıyor olmasına rağmen sürekli uyanıyor ve ağlıyordu. İştahı yine gitmişti. Eşim ve ben artık dayanamaz olduk. Arya rahat uyusun diye eşim günlerce diğer odada uyudu. Ama sonuç sıfırdı. Ne yaptıysak olmadı taki Sinem Hanımla tanışana kadar. Sinem Hanımı bir süredir takip ediyordum ama böyle bir mucize gerçekleştireceğini önceden bilseydim kesinlikle bu zamana kadar beklemezdik. Amerika da yaşadığımız için saat farkından ötürü yapabilir miyiz diye çekincem oldu ama Sinem Hanım sağolsun "Saat hiç önemli değil" dedi. İlk günümüz birazcık zorlu geçse de Arya uyku eğitimine olumlu yanıtlar vermeye başladı. Sinem Hanım gece gündüz demeden bizimle iletişim kurdu. Bizde akşam saatiyken Sinem Hanim da sabah 5 di ve bize yardımcı olmaya devam ediyordu. Arya 3.günde ağlamaları azaltmış ,uyandığında ağlamadan oyuncaklarıyla oynayabiliyordu. Arya’ nın her geçen gün iştahını açılması bizim için mucize oldu. Arya uyudukça biz mutlu olduk, o yemek yedikçe biz daha da mutlu olduk. 6.günde Arya artık yatağında mutlu uyanıyordu. Geceleri artık nerdeyse kalkmıyor kalksa bile 5 dk içinde uyuyordu. Gündüz 30 dk uyuyan çocuk gitti yerine 1,5 saat uyuyan hatta 1,5 saati geçtiğinde gidip onu kaldırdığım günler geldi. İnanamıyordum rüyada gibiydik eşimle. Uyku eğitimi süresi boyunca eşimde bende çok büyük çaba sarf ettik. Sinem Hanımında dediği gibi sabır ve zaman. 10.günde biz mezun olduk. Mucize oldu bizim için. Arya artık geceleri kendi uyuyor, ağlamadan uyanıyor, iştahla yemeklerini yiyor ve kendi başına huysuzlanmadan oyun oynayabiliyordu. Arya’ nın uyku eğitimine ne kadar ihtiyacı varmış da biz görememişiz diyoruz. Neyse ki erken öğrendik. Şimdi Sinem Hanıma her gün dua ediyoruz. Bebeğimizde bizde artık çok mutluyuz. Bu süre zarfında her konuda ve koşulda, sadece uyku eğitimi değil bebeğimizle ilgili her konuda bize çok yardımcı oldu. Sinem Hanıma çok ama çok teşekkür ederiz. İyi ki varsınız.


MERVE MELEK, Amerika

MUSTAFA GENÇ (7 AYLIK)

MUSTAFA’DAN SONRA DA UYKU VAR…

Eşimin “doktor bey 24 Nisan’da olsa o zamanı beklesek” diyerek 3 gün daha süre istemesi ve bana “ ikinizin doğum günü aynı olsun bana da kolaylık olur “ demesiyle başladı hikayemiz…Evet doğum günümde hayatımın en değerli hediyesini almıştım. Mustafa oğlumuz, Herşeyimiz, O günden sonra M.Ö (Mustafa’dan önce ) ve M.S (Mustafa’dan sonra) olarak hayatımız değişti. M.Ö istediği saat de uyuyan, gece aralıksız, güzel bir uyku çeken insanlarken; M.S. gece 7 – 8 kez uyanan, 12 ‘ye kadar vakit geçirip yorgunluktan bebeğiyle sızan bir anneydim artık. Babamız ilk başlarda geceleri uyanıyorken, 2 aydan sonra sesini bile duymaz olmuştu. Çünkü çok sıktı uyanmalarımız. Aslında başlarda kendimce uyku eğitimi veriyor alışmasın diye sallanan beşiğine bile koymuyordum. Ama oğlumun kolikliği ve bunun sonucunda göbek fıtığı oluşu tüm düzenimizi bozdu. Ağlamasın diye önce kundakta salladık, kundaktan ayakta sallamaya geçiş bile benim için büyük başarıydı. Artık yalnızda olsan uyutabilirdim. Sonra ayaktan indirdiğin andan itibaren 5 dakika içinde uyanmaları ve tüm gün onun huysuzluğu ile beni daha çok yorması uyduğu süre boyunca ayağımda tutmak zorunda bıraktı beni. Evet 2 saat uyuyorsa o 2 saat boyunca aynı yerde oturuyor yiyip içmiyor ve hiç kıpırdamıyordum. Hayattan kopmuştum.  Akşam yemeğini eşim gelince hazırlıyorduk, geç saatlerde yemek yiyor ve yerken birimiz ayakta sallıyorduk. Hiç konuşmadan yemeğimizi yiyip uyanmasını bekliyor sonra toparlıyorduk. Masada yemek yemeği bile unutmuştuk artık. Hiçbir yere gitmiyordum. Tüm bunlar olurken bir yandan da Sinem hanımı takip ediyor hevesle mezunların yazılarını okuyordum. Ancak bir türlü cesaret edemedim. Çok ağlar dayanamam psikolojik olarak etkilenir, odayı ayıramam vs. hep bir bahane buldum ama artık geceleri sinirden ağlıyordum. Yine böyle bir gecenin sabahında eşim telefonun diğer ucunda ki kişiye Sinem Hanım diye seslenince ne düşüneceğimi bilemedim. O günden sonra ikimizde çok kararlı olduk. Büyüklerimize hemen söylemedik ve hemen eğitime başladık. Başlarda benim cesaretim olmadığı için uyku eğitimini eşim yönetti. İlk gün 90 dakikaya yakın ağladı.  Bense bu esnada 8 ay boyunca yapamadığım temizliği yaptım. Stresten her şeyi yeniden temizledim.  Sonunda uyumuştu, eşimle inanamadan birbirimize sarıldık. Ertesi gün 45 dakika ağladı sonraki gün 15 dakikanın altında uyudu ve inanamadık. Kolay değildi elbette bu süreç ama kolay kısmı atlattık. Artık 5 dakika içinde uyuyoruz. Ağlamalarımız 1-2 dakika sürüyor bakıyoruz gelen giden yok kendimizi uykuya bırakıyoruz. Artık gün içinde kendime ayırabileceğim zaman, akşamda eşimle içeceğimiz çay saatlerimiz var. M.S artık M.Ö’den farklı değil. İstendik değişiklikler haricinde; sevgi mutluluk huzur gibi … Son olarak darısı tüm uyuyamayanların başına ve Sinem Hanım’ın dediği gibi; “BOL UYKULAR”.:) Kendisine minnettarız. Hala korkularım endişelerim içten içe devam ediyor ama  Sinem Hanım’ın bir şekilde bize yardım edeceğini düşünüp bu düşünce ile sakinleşiyor ve devam  ediyorum.

Sıdıka, Konya