Tavsiye

SİNEM GÜVEN RÖPÖRTAJ

Geçtiğimiz günlerde Sevgili Sinem Güven ile beraberdik. Bir çok şeyi konuştuk geçmişi şaun yaptığı işleri, anneliği, hayata bakış açısı bizim için oldukça keyifli ve güzel bir sohbetti. Bizi ağırladığı için çok teşekkürler. Peki neler konuştuk sizin için yazdım buyrun bakalım :)

Sinem Güven kendini özgür, maceracı, dürüst ve yaşamaktan hiç vazgeçmeyen biri olarak özetliyor. Bence de bu tanımlama tam ona göre ayrıca içten ve sıcacık birisi kesinlikle…

Markalar Dolap Beklemez nasıl ortaya çıktı?

“Markalar Dolap Beklemez” , Semih ile gardoroplarımızı boşalttığımız bir anda o kadar çok eşyayı bir arada gördüğümüzde “biz ne yapmışız, almışız, almışız” diyerek çıktı ortaya. Bir dükkan bulup “Garage Sale” gibi bir yer açalım dedim. Bu dükkanı gördüm 1 aylık kiraladık ve elimizdeki ürünlerin çoğunu sattık ve güzel bir ciro yaptık. Gelenlere de söyledik sadece 1 ay varız, burası bir mağaza değil, aldınız aldınız, 1 ay sonra yokuz diye :) Araya yaz tatili girdi ve geri geldiğimizde 1.derece yakınlarımızdan gelen talepler oldu. Yine bu dükkan kiralıktı ve 10 günlük bir çalışma ile burayı toparladık, parkesi, boyası, ışıklandırması derken 10 gün sonunda mal etiketli bir şekilde içerideydi.

Ben dünyada da bu tarz mağazaları çok gezdim, gördüm, biliyorum. Bu konuda çok iddialıyım, ürünün kalitesiyle, temizliği nerdeyse sıfıra yakın ürünler ve A+ dünya markaları koyuyoruz sadece. Yani insanların bütçelerini üzmeden bu ürünlere daha kolay ulaşması amacımız.

Ürünlere nasıl ulaşıyorsunuz?

İlk 1. Derece tanıdıklarım ile başladım, sonra onların tanıdıkları ile devam ettik. Şimdi ise dışarıdan gelen insanlar da vermek istiyorlar. Benim tedarikçim olmak isteyen önce benim müşterim olmasına özen gösteriyorum. Çünkü bu bir çark. Önce buradan bir alış veriş yapılmalı ki çark dönsün, onun vereceği ürüne de yer açılsın.

Prosedürümüz ise şöyle; Önce ürünün fotoğraflarını istiyorum, fotoğraflar üzerinden ürünleri seçiyorum. Seçtiklerimi canlı görmek için getirmelerini istiyorum. Bakıp bir fiyat çıkartıyorum. Kabul edilirse de ürünü konsinyo olarak alıp, satılırsa da %50 komisyon alıyorum. Karşılıklı ok ise ürünü sahibi kuru temizlemesini yaptırıp getiriyor , etiketlenip askıda yerini alıyor. Ürünler 1 ay burada kalıyor. 1 ay içinde satılmazsa iade ediyorum. Böylece burada hep bir sirkülasyon oluyor. Bir gelen bir sonraki gelişinde farklı bir ürün görüyor.

Peki siz nerelerden giyiniyorsunuz? Özellikle bir marka tercihiniz var mı?

Çok yalın giyinen biriyim, çok desen sevmem. Maskülen ve rockera yakınım. Gece kıyafetlerinde de sırt dekoltesini tercih ederim. İnce içi gösteren atlet, tişört, içine siyah çamaşırlar, üzerine blazer ceket altına yırtık jean ile her yere gidebilirim.

Vintage ürünler giymeyi, kullanmayı mı seversiniz?

Ben de bu işe girmeden çok uzaktım, yapamam diye düşünüyordum o da daha önce gördüğüm kötü örnekler dolayı. Avrupa’da bu işi adam gibi yapan insanları gördükçe, kendim de yaptıkça çoğu tedarikçimin müşterisi de benim :)

Marka ürünler olduğu için nasıl bir fiyatlandırma sistemi oluşturdunuz?

Ulaşılabilir lüksle müşteriyi buluşturmak amacımız zaten. E-ticaret sitelerini de örnek alıyorum.

Gelirinizin bir kısmının sosyal sorumluluk projesi için ayrıldığını biliyoruz biraz bu konudan bahseder misiniz?

Gelirimizin %5’ini “Dreamstalk”a bağışlıyoruz. Semih Yalman’ın kurmuş olduğu bir sosyal sorumluluk projesi. Hedefi üniversiteli gençlerin (şimdi artık liseli gençlerine de inmeye başladı) , hayallerini gerçekleştirebilmek için bir köprü oluşturmak. "Dreamstalk" gençlerin hayallerini dinliyor ve bulduğu sponsorlar yardımı ile seçtiği hayallerin bir kısmının gerçekleştirilmesini sağlıyor. Hayal kurmanın kötü bir şey olmadığını, algıyı değiştirmeye çalışıyor. "Dreamstalk" hakkında yarıntılı bilgiye http://www.dreamstalk.org/ adresinden ulaşabilirsiniz...

Sosyal medyayla aranız nasıl? Telefonu elinize aldığınızda ilk baktığınız sosyal medya hesabı nedir?

İnstagram hesabın var sadece, twitter hesabım da var ama hiç aktif değilim artık. Facebook sayfası ise hiç açmadım. İnstastory ara ara çekiyorum ama daha aktif olmak gerektiğinin farkındayım.

Biraz da iş dışındaki Sinem Güven’i konuşacak olursak bir gününüz nasıl geçiyor?

Sabahları spora gidiyorum, mağazaya geliyorum. Yeni ürünler gelip etiketleniyor. Defne’nin okulda çıkma zamanı gidip okuldan alıyorum. Beraber evde yemek yeme, onun ödevleri, tv izleyip, kitaplarımızı okuyupo yatıyoruz. Şimdi seramik yapmaya heveslendi. Müzik kulağı çok iyi, güzel dans ediyor, o dalda ilerleyecek gibi bir his var içimde.

Formunuzu nasıl koruyorsunuz?

Genetik olarak şanslı doğan insanlardanım. İkincisi İzmirli olmam, ailede gördüğüm beslenme düzeni avantajım var. Aile olarak otgilci bir aileyiz. Çocukluktan gelen beslenme düzeni. Her gün sebze suyu sıkarım kendime. Kendi işimi kendim yapan biriyim, çok hareketliyim. Çok da yavas yemek yiyen biriyim.

Doğum ve emzirme hikayeniz nasıl?

Kolay bir hamilelik geçirdim. Normal doğum yaptım. 3 Mart’ta doğum yapacağımı da daha 3. Ayımda söylemiştim doktoruma. Epiduralimde sadece sıkıntı yaşadım. 6,5 ay sadece emzirdim, çok da kaliteli bir sütüm vardı. Uyku problemi de hiç yaşamadık. Sebze, meyve püreleri ile ek gıdaya geçtik.

Kızınızla ilişkiniz nasıl? Çocuk yetiştirmenin çok hassas dengeler üzerine kurulduğu günümüzde sizin ebeveynlik yaklaşımınız ne oldu?

Ben çocuğumun annesiyim, arkadaşı değil. En yakını olmak isterim ama dengeler kurulur. Bir de her şeyi sorgular, kafasına yatması gerekir. Bir de benim dedeiğimi yapmadığında sorun yaşamıştır gelir “anne sen haklıymışsın” der. Evin kötü polisi benim. Benim sözüm daha çok dinlenir. Baş başa seyahatlere çıkarız.

Defne, tanınan bir annesinin olduğunu ne zaman anladı?

Sokakta insanlar gelip konuştuğunda, birkaç eve röportaja, çekime geldiklerinde fark etti. Bir de ilkokula başladığında şöyle demeler başladığını duyumunu aldım. “Benim annem Sinem Güven” . Sonra oturdum böyle şeyler aslında arkadaşları tarafından antipatik karşılanabileceğini anlattım.

Okul seçimi 3 yaştan itibaren başlıyor. Okul seçimi yaparken nasıl bir beklenti haline girdiniz?

Anaokulunda bizim için önemli olan eve yakın olması, yabancı lisans eğitimi vermesi, çocuğun iyi bakılması, huzurlu olmasıydı. 3 yıl öyle bir anaokuluna gitti. Ama ilkokula başlayacağı zaman akademik tarafı da önemliydi, disiplinli olması önemliydi. Laik olması çok önemliydi. Çok okul gezdi ve Şişli Terakki çok içimize sindi. Çocuğa ve veliye yaklaşımlarını çok beğendim için tercih ettim.

Ergenlik dönemine kızlar 10-13 yaş arası merhaba diyor. Yakın gelecekte ergen annesi olacak Sinem Güven bu dönem için neler düşünüyor?

Yakın çevremde arkadaşlarımdan deneyimliyorum. Önemli olan açık olsun, anlatsın, gizlenmesin.

Bu güzel sohbet için tekrar teşekkürler Sevgili Sinem Güven…